Allah’ın sana lutfuyla vereceği nimetlerle arana giren, mahlukata dayanıp güvenmendir. Mahlukat senin kazanmana perde olup, engel olmaktadır. Ve onlarla olup onların sana lutfetmelerini isteyip beklemeye devam ettiğin müddetçe, Rabbine mahlukatıyla şirk koşuyorsun demektir. Ve Allah seni bu sebeble ceza olarak dünyanın helal nimetlerinden mahrum edecektir.

Bundan tevbe eder de, kazandığın helal nimetlerle hayatını idame etmeye başlar, ama bu defa da kazancına dayanıp, kendim kazanıyorum duygusuna kapılır ve Allah’ın sana fazlını unutursan, kendini gizli şirke kaptırmış olursun.Allah seni bu hatan sebebiyle cezalandırıp fazl-ı keremiyle arana perde koyar. Bu hatandan da tevbe edip, şirki terk eder, kendi kendine kazandığın duygusundan kurtulursan, rızkı verenin Allah olduğunu ayan, beyan görürsün. Rızkı verenin, kolaylaştırıp kazanmana yardım edenin, her iyiliğin sahibinin “o” olduğunu anlarsın Rızık onun elindedir. Bazen belalarla imtihan ederken, ondan istemek suretiyle, bazen dua edip istediğinde, bazen çalışıp kazanman suretiyle verir. Bazen ona yönelip huzurunda secdeye kapandığında seninle arasındaki perdeyi kaldırır. Bir doktorun hastasına şefkat etmesi gibi seni koruyup gözeterek, vasıtaları bir kenara itip, seni lutfuyla rızıklandırır. Ve böylece ondan başkasına el açıp ihtiyaç izhar etmekten korur. Gönlünü alıp seni razı eder.

Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: “Eğer Allah’a ortak koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette ziyana uğrayanlardan olursun.” Zumer 65

Kim Allah’a ortak koşarsa (ŞİRK) muhakkak Allah ona cenneti haram eder, varacağı yer ateştir, zulmedenlerin yardımcıları yoktur’ dedi.(Maide 72)

Abdulkadir Geylani