Facebook'ta paylaş

Ebu Hureyre başından geçen bir olayı şöyle anlatmıştır:

Bir gece yatsı namazını Resulullah ile kıldıktan sonra çıktım. Yolda bir kadınla karşılaştım, dedi ki: ”Ey Ebu Hureyre! Bir günah işedim, tevbe etsem kabul olur mu?” Ona, ne günah işlediğini sordum, şöyle cevap verdi: ”Zina yaptım ve zinadan olan çocuğumu öldürdüm” ona dedim ki:

”Mahvoldun sen! Bir cana kıydın! Allah’a yemin olsun ki, senin tevben kabul olmaz!” kadın oracıkta düşüp bayılıverdi.

Yoluma devam ettim. Bir an içimden ”Resulullah hayattayken kendi başıma fetva verdim” diye düşündüm. Hemen Efendimiz’e dönerek durumu anlattım. Efendimiz:

”Kendini de kadını da mahfetmişsin! Şu ayetler varken yaptığın işe bak!” diyerek beni azarladı:

”Onlar ki, Allah ile beraber başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahının cezasını bulur; Kıyamet günü azabı kat kat artırılır ve onda alçaltılmış olarak devamlı kalır. Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.” (Furkan 70)

Bunu duyunca fırlayarak çıktım ve ”Az önce benden fetva isteyen kadına beni kim götürecek” diye bağırdım. Çocukların halime şaşırarak ve ”Ebu Hureyre çıldırdı” dediklerini duyuyordum. Sonunda kadına ulaştım ve Peygamberimizin söylediklerini ona ilettim. Kadını kaplayan neşe ve sevincin tarifi imkansızdı. Bana dönerek ”Bir bahçem var, onu Allah ve Resulu yolunda sadaka olarak veriyorum” dedi.

İmam Gazali – Kalplerin Keşfi