1890 – Elektrikli sandalyenin ilk kullanımı New York’taki Auburn hapishanesinde gerçekleşti.

Vücuda elektrik akımı verilerek öldürme veya diğer anlamıyla elektrikli sandalye mahkûmun özel olarak hazırlanmış tahta bir sandalyeye oturtulduktan sonra baş bölgesine elektrotlar bağlanır. Yaygın kanının aksine elektrik akımı hiçbir şekilde sandalyeden gelmemektedir. Sandalye sadece mahkûmun oturması içindir. Bu idam yöntemi ilk olarak 1880’li yıllarda Thomas Edison ile George Westinghouse arasındaki doğru akım, alternatif akım tartışması yüzünden ortaya atılmıştır. Çünkü Edison kesinlikle alternatif akımın kullanılmaması gerektiğini göstermek için kedilere alternatif akım şokları vererek deney yapmakta ve yetkilere tehlikeleri anlatmaktaydı. Bu sırada New York Eyaleti suçluları asarak idam ediyordu fakat bu idamlar sırasında korkunç olaylar meydana geliyordu. Örneğin fazla uzun urgan kullanıldığı için suçlunun kafası kopuyordu. Yetkililer Edisonun bu deneylerini fark ettiler ve bu akım sistemini iyi bir idam yöntemi olacağına karar verdiler.

Elektrikli sandalyenin ilk kurbanı kız arkadaşını öldürmekten yargılanan William Kemmler’dır. 6 Ağustos 1890 yılında elektrikli sandalye ile hayatına son verilmiştir.

Elektrikli sandalyenin amacı mahkûma verilen aşırı miktarda akım ile iç organlara(beyin dahil) hayati derecede zarar vermektir. Ölüm genellikle kalp durmasından (kardiyak arrest) veya beyin ölümünden dolayı gerçekleşir.

Çoğu kişi tarafından bu idam şekli en çok acı veren idam şekli olarak görülür. Elektrikli sandalye ABD’nin idam sembolü haline gelmiştir fakat ABD’de en çok uygulanan idam yöntemi çok daha insancıl olan zehirli iğne ile idamdır.