Facebook'ta paylaş

Rivayet edildiğine göre, Firavun’un karısı Hz Asiye validemiz Allah’a iman ettiğini Firavun’dan saklıyordu. Firavun, Hz Asiye’nin iman ettiğini öğrenince işkencenin her türlüsünü ona reva görür ve ”Dininden dön!” der fakat Hz Asiye dininden dönmez. Bunun üzerine özel sopalar getirten Firavun, işkenceyi iyice artırır ve ”Dininden dön!” der. Hz Asiye: ”Sen de biliyorsun ki, benim nefsim Allah’ın koruması altındadır. Beni paramparça etsen bile bu sadece Allah’a sevgimi artırır!” diye cevap verir.

Bir gün Hz Musa, Asiye validemizi ziyarete gider. Hz Asiye: ”Rabbim benden razı mı, yoksa kızgın mı?” diye sorar. Hz Musa: ”Ey Asiye, Semanın tüm melekleri senin yolunu gözlüyor, hepsi seni özlemekte! Allah seninle gurur duyuyor! Benden ne istersen, dileğin anında yerine getirilecek!” diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz Asiye:

”Rabbim! Katından bana cennette bir ev yap; beni Firavun’dan ve onun işlediklerinden kurtar; beni zalim milletten kurtar” der. (Tahrim 11)

Selman-ı Farisi şöyle derdi: ”Hz Asiye, kızgın güneşin altında yatırılarak işkence görürdü. İşkenceciler ara verdiklerinde melekler gelip Hz Asiye’nin üzerine kanatlarıyla gölge yapardı. Bu esnada Hz Asiye cennetteki evini seyrederdi.”

Ebu Hureyre’den de şöyle nakledilir: Firavun, dört kazık çaktırmıştı, Hz Asiye’yi onların üzerine yatırtır, üstüne değirmen taşı koyarak kızgın güneş altına terk ederdi. Hz Asiye bir gün dayanamayıp başını semaya kaldırdı ve: ”Rabbim! Katından bana cennette bir ev yap” diye dua etti. Hasan-ı Basri der ki: ”Allah onu onurlu bir şekilde kurtarmış ve cennetteki evine almıştır. O şu an cennetin nimetlerinden istifade ediyor.”

Tüm bu anlatılanlar aslında, bela ve musibet anında Allah’a sığınarak ona yalvarmanın özellikleri olduğuna bir işarettir

İmam Gazali – Kalplerin Keşfi