Facebook'ta paylaş

Bir gün kadının biri Hasan-i Basri’ye gelerek ”Benim genç bir kızım vardı, vefat etti. Onu rüyamda görmek istiyorum. Onu görmem için bana yardım etmenizi istiyorum” dedi. Hasan-ı Basri kadına gerekli olan şeyi öğretti. Kadın kızını rüyasında görür; fakat kızının üzerinde katrandan bir elbise, boynunda bukağı, ayaklarında prangalar! Hemen Hasan-i Basri’ye gider ve durumu anlatır. Hazret bu duruma çök üzülür.

Bir müddet sonra kızı bu sefer Hasan-i Basri rüyasında görür. Kız cennettedir ve başında bir tac vardır. Der ki ”Ey Hasan, beni tanıdın mı? Sana gelerek şöyle şöyle istekte bulunan kadının kızıyım.” Hasan-ı Basri kızı tanır ve ”Seni bu hale getiren nedir?” diye sorunca kız şöyle cevap verir:

”Bulunduğum kabristanda azap gören beş yüz elli kişiydik. Bir gün bir adam yanımızdan geçerken Peygamberimize salat-u selam getirdi. O esnada ‘‘Bu kişinin getirdiği salat-u selam hürmetine onlardan azabı kaldırın!” diye bir ses duyuldu.”

Bir kişinin Peygamberimize salat-u selam getirmesiyle bu kadar kişi affediliyorsa elli sene boyunca O’na salavat getiren kişi için ne demeli? Bu kişinin şefaate nail olmaması mümkün mü?

İmam Gazali – Kalplerin Keşfi