Facebook'ta paylaş

Utbetul Ğulam önceleri kötü şeyler yapmak ve sarhoş olmasıyla meşhurdu. Bir gün Hasan-ı Basri’nin ilim meclisine girdi. Bu esnada üstad:

‘İman edenlerin Allah’ı anma ve O’ndan inen Kur’an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? (Hadid 16) Ayet-i Kerime’sini okuyordu. Üstad bu Ayet-i Kerime ışığında öylesine etkili bir sohbet verdi ki, oradaki insanlar gözyaşlarını tutamadı. Sohbet arasında bir geç ayağa kalkarak: ”Ey mü’minlerin muttakisi, Allah benim gibi günahkar ve fasık birinin tevbesini kabul eder mi?” diye sordu. Hasan-ı Basri:

”Evet, Allah senin günahlarının tevbesini elbette kabul eder” dedi. Bu cevap karşısında sevinen Utbetul Ğulam’ın yüzü saradı, vücudu titremeye başladı ve bir çığlıkla bayılıp yere düştü. Ayıldığında Hasan-ı Basri’nin yanı başına gelerek şu beyitlerini söylediğini fark eder:

Ey genç, arşın sahibine reva gördün isyanı,

Bilir misin nedir günahkarın cezası? 

Günahkarlar için çılgın bir ateş vardır, oraya atılacak,

Alın saçlarından tutulup fırlatılacak,

Dayanabileceksen bu ateşe işle günah,

Dayanamayacaksan vazgeç işlemekten günah,

Şu günahların yüzünden ki işledin, 

Kurtarmaya çalış nefsini, esir ettin.

Bu beyitleri duyan Utbetul Ğulam bir kere daha çığlık atarak bayıldı. Ayılınca üstada sordu: ”Merhamet sahibi Allah benim gibi alçak bir günahkarın tevbesini kabul eder mi?” Hasan-ı Basri:

”Günahkar kulun yakarışını Allah’tan başka kim kabul eder ki?” diye cevap verdi. Bunun üzerine genç başını kaldırarak Allah’a şu üç şey için yakardı:

1- Allah’ım, tevbemi kabul edip günahlarımı affettiysen bana anlayış ve hafıza kuvveti ver; Kuran’ı ve ilim olarak duyduğum herşeyi ezberliyeyim.

2- Allah’ım, bana güzel ses ver, öyle ki kalbi katı olan biri bile benim Kur’an okuyuşumu duyduğunda kalbi yumuşasın.

3- Bana helalinden rızık ver; beni hiç ummadığım yerden rızıklandır.

Allah Teala gencin dualarını kabul ederek anlayış ve hafızasını güçlendirdi. Kur’an-ı Kerim okuyuşunu duyan kişiler oracıkta tevbe ediyordu. Her gün evine bir tencere çorba, iki çörek geliyordu fakat bunları kimin getirdiği bilinmiyordu. Yüceler Yüce’sine kavuşuncaya kadar bu durum devam etti.

İşte, Allah Teala’ya her şeyiyle yönelen kulların durumu böyledir. Çünkü Mevla’mız güzel ameller işleyenin ecrini asla zayi etmez.

İmam Gazali – Kalplerin Keşfi