Süleyman- Belkıs kıssasını bu şekilde ayrıntılı olarak anlattım; çünkü düşünenler için bu kıssadan alınacak dersler olup bu çerçevede başlıca şu tespitlerde bulunulabilir:

Geçmiş kavimlerin görüp geçirdikleri olumlu veya olumsuz her türlü olaydan ders çıkartılır.

Bu kıssada Allah’ın geçmiş ümmetler üzerinde nasıl etkili bir kudrete sahip olduğu görülmektedir.

Allah, özünü Allah’a bağlayanlara sonsuz lütuflarda bulunurken kendisine isyan edenleri hor ve hakir kılarak onlara boyun eğdirmekte ve insanların sevk ve idaresini sevdiği kulların eline vermektedir.

Hz Süleyman Rabbine özünü bağlayınca Belkıs’ı ona boyun eğdirmiştir. Belkıs ki emrinde on iki bin komutan vardı, onların her birinin emrinde yüz bin asker bulunuyordu. Hz Süleyman’ın ordusunda ise iki yüz bini insanlardan, iki yüz bini ise cinlerden olmak üzere dört yüz bin asker bulunuyordu. İki ordu arasında tartışılmaz bir nicelik farkı olmasına rağmen Hz Süleyman Allah’ın yoluna baş koyduğu için hükümran olmuş;’ Belkıs ise küfür ve isyandan ötürü  Hz Süleyman’ın hükmüne ram olmuştur.

İslam üstündür ve hiçbir şey onun üstünde değildir.

”Hem Allah kafirlere müminleri ortadan kaldırma fırsatı vermeyecektir.” (Nisa 141)

Ey tevfik-i ilahiye eren kul! Sen de layıkıyla iman edersen dünyada düşmanlarından; ahirette ise kor gibi yanan ateşten güvende olursun. Ateş senin Rabbinin emrine boyun eğerek senin uşağın olur, saygı ile sana ram olur ve rehberlik eder. Der ki sana: ”Ey mümin! Geç git; nurun ateşimde kor bırakmadı.”

Abdulkadir Geylani – Kuran ve Hadislerden Öğütler – Sayfa 53