Kalbe gelen iki tür ilham vardır:

  • Melekten gelen ilham, iyiliğe yönlendiren ve hakikati doğrulayan ilhamdır.
  • Düşmandan [yani şeytandan] gelen ilham ise, kötülüğe teşvik eden, hakikati yalanlamayan ve iyiliğe mani olan ilhamdır.

Abdullah b. Mesud’un böyle dediği nakledilmiştir.

Hasan-ı Basri de şöyle demiştir.

”Kalbi iki tür düşünce meşgul eder: Allah’tan kaynaklanan düşünce, düşmandan kaynaklanan düşünce. Gelen düşünceyi şöyle bir değerlendirip Allah’tan gelenleri uygulayan; düşmandan gelenlere karşı ise mücadele eden kula Allah rahmetiyle muamele etsin.” 

Kuran-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur:

”İnsanların kalbine kötülük telkin eden o sinsi şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım” (Bakara 63)

Mücahid bu ayet hakkında şöyle demiştir:

”Şeytan, insanın kalbine yayılarak yerleşir. İnsan, Allah’ı andığında şeytan kıvrılıp pusu kurar: Allah’ı unuttuğunda ise hiç vakit kaybetmeden yine eski halini alır.”

Mukatil şöyle demiştir:

Bu ayette sözü edilen şeytan, kalbe asılmış olan domuz suretinde bir şeytandır. İnsanın içinde kanın dolaştığı gibi dolaşır. Allah ona insanın kalbine kötülük telkin etme izni vermiştir. ”İnsanların kalplerine kötülük telkin eden…” ayetinde sözü edilen şeytan budur. Bu şeytan ufak bir dalgınlığı fırsat bilerek hemen kalbe kötülük telkin eder ve Allah’ı hatırlayıncaya kadar bu telkinine devam eder: Kişi Allah’ı hatırlayınca o hemen pusar ve bulunduğu bedenden ayrılıp kaçar.

İkrime şöyle demiştir:

”Vesvas (kötülüğü telkin eden şeytan), erkeğin gözünde ve gönlünde durur. Kadının ise önü dönükken gözlerinde; arkasını dönükken kalçasında durur.”

Abdulkadir Geylani – Kuran ve Hadis Sohbetleri – Sayfa 30-31