PAYLAŞ

Hürrem Sultan’ın Sultan Süleyman üzerindeki büyük etkisini inkar etmeye hacet yok, bu çok açık olarak görünen bir husustur. Hürrem Sultan’ın en büyük gayesi bir ölçüde kendi erkek evlatlarına taht yolunu açmaktır, bu da son derece tabii bir arzudur aslında. Bu yolda kendisine en büyük engel olarak Şehzade Mustafa’yı görmektedir. Hafsa Sultan’ın ölümü, İbrahim Paşa’nın katlinin ardından Hürrem Sultan siyasi anlamda kendi oğullarından Mehmed’i öne çıkarmaya çalıştı. Mustafa’nın saraydaki gücünü kırmayı da hedeflemişti. Ancak beklenmedik şekilde Şehzade Mehmed Manisa’da hastalığa yakalanarak vefat edince, bu defa diğer oğullarına yönelik bir siyaseti izledi. Kızı Mihrimah’ın eşi olan Rüstem Paşa ile iyi bir ekip oluşturdu.

Mustafa ise babasının yerine en büyük aday olarak kendisini görmüştür. Bunda hiç şüphe yok, dönemin kaynaklarının dışında bazı resmi belgelerdeki ifadeler, Mustafa’nın babasının yerine kendisinin geçme planlarını devreye soktuğuna işaret ederler. Bunlar sahte veya Mustafa’yı tuzağa düşürmek için hazırlanmış raporlar değildir, Mustafa’nın tıpkı büyükbabası Yavuz Sultan Selim gibi iyice yaşlanmaya başlayan babasının yerine kendisini öne çıkardığı, hatta bu yolda propaganda yaptığı, bunun Sultan Süleyman’ın kulağına gittiği açıktır.

Sultan Süleyman hiçbir vakit babası tarafından tahttan indirilen dedesi 2. Bayezid’in durumuna düşmek istemiyordu. Bunun hatıraları zihninde çok canlı şekilde duruyordu. Bu psikolojiyi iyi anlamak lazım. Bunu sadece siyasi bir tahrik olarak görmek asıl mevzuyu gözden kaçırtır. Hürrem Sultan tabii ki Mustafa’nın bertarafını isteyebilir, fakat burada önemli olan bizzat Sultan Süleyman’ın tavrıdır ve onun da Hürrem Sultan ve ekibinin sözüyle değil kendi tecrübelerinin ışığında oğlunun idamına karar verdiği anlaşılmaktadır.

Bu durumun onun adalet prensibine son derece bağlı bir hükümdar olmasıyla bir bağlantısı yoktur. Bu bir hanedan meselesidir, hiçbir Osmanlı hükümdarı sağlığında hanedan üyeleri arasında taht için devleti uçurumun eşiğine götürecek bir iç savaşı istemez. Tekrar ifade etmem gerekirse bunun tiranlıkla da alakası yoktur. ”Ebedi Devlet” düşüncesi Sultan Süleyman’ın zihin dünyasında ana temadır, vaktiyle vuku bulan Fetret devrinin acı olaylarını ve tehlikesini bir daha kimse yaşamak istemez. Devletin parçalanmama fikri esastır bu yolda hanedanın fertleri feda edilebilir, umuma gelecek zararı önlemek için hanedan kendisinden fedakarlık yapabilir anlayışıyla da olaya bakmak gerekir.

Türklerin Büyükleri – Feridun M. Emecen

 
 
 
 
 
   
 

PAYLAŞ