Öldükten sonra sual cevap vardır. Teneşire konulunca sual cevap vardır. Ondan sonra kabir azabı vardır. Bunlar ölümü müteakip insanın karşılaşacağı büyük köprü ve tehlikelerdir. Ondan sonra yer altında yatmak, çürüyüp toprak olmak ve azaplara düçar olmak vardır. Ondan sonra kabirden kalkıp mahşer yerine gitmek vardır. Sonra haşir başlar. İnsan mahşer yerine gitmek üzere kalktığı anda ya insan suretinde veya hayvan suretindedir. Sonra Arasat Meydanı’nda bir ayak üzerinde olup soru sualden sonra mizan (terazi) kurulur. Herkesin ameli tartılır. Boynuzlu koyun boynuzsuz koyuna bigayri hakkın vurduğu için hesaba çekilir. Haklı hakkını alır. Kuvvetli karınca kuvvetsizi haksız yere ısırdığından dolayı sorguya çekilir. Hak Teala adaletle hareket ederek zayıfın hakkını kuvvetliden alıverecektir.

Hz Ali buyururlar ki:

Hak Teala’nın adli, mahşer gününde şöyledir ki sonbaharda yapraklar döküldüğü zaman alttaki yaprak üsteki yaprağın altında bulunduğu için Allah-u Teala emreder, üstteki yaprak alta ve alttaki yaprak üste çıkar. O yaprak dünyada iken öbürünün üstünde ne kadar yattı ise mahşer gününde öbürü onun üstünde o miktarı yatar. Bu adalet tahakkuk ettikten sonra mahlukatın kimisi fani olur kimisi de Sırat Köprüsü’nden geçip cennet veya cehenneme gider.

Birisi öldüğü zaman alıp kabre götürürler, toprağa gömerler. Kabir ya cehennem çukurlarından bir çukurdur veya cennet bahçelerinden bir bahçedir. Çünkü Efendimiz hadislerinde böyle buyurmuşlardır.

Müzekkin Nüfus – Eşrefoğlu Rumi

     
     
     
     
     
Loading...
PAYLAŞ