Zulkarneyn (A.S.) zamanında insanlar şikâyet etmişler demişler ki “böyle varlıklar var, her şeyimizi yiyip içiyorlar”. Zulkarneyn (A.S.) da maden ilmi vardı, demir ve bakırları toplattı onların üzerine döktü hâlâ öylece duruyor. Peygamber Efendimizden Hz. Ayşe naklediyor “Bir sabah kalktı, Yecüc ile mecucun bulunduğu yerden parmaklarını oval yaparak şu kadar delik açıldı” diyor, çok terliyor çok sıkılıyor, sıkıntılı bir sabah oluyor. Zulkarneyn (A.S.) onları yerde bir yere mi? gökte bir yere mi? hapsetti, burasıda sonradan yani zamanı gelince meydana çıkacak.

Kıyametten hemen önce çıkacaklar, önlerine gelen herşeyi yiyip yok edecekler.

İslam inancına göre çeşitli kıyamet alemetleri vardır ve bu kıyamet alametleri sırayla olacaktır. İşte yecüc mecüc’te kıyamet alametlerinden biridir.

Yecüc ile Mecüc denilen varlıklardan, Kitab-ı Mukaddes’in Yaratılış, Hezekiel, vahiy kitaplarında ve Kur’an’da dahil tüm kutsal kitaplarda söz edilmektedir.

İslam Peygamberinin bazı hadislerinde Yecüc ve Mecüc, kıyamet alametlerinden birisi olarak geçer.
Yecüc Mecüc öylesine kalabalık bir topluluktur ki ırmakların ve göllerin suyunu içerek tüketebilirler.

Hepsi birden tek bir insanın ölümü gibi ölecekler, öldüklerinde leşlerinin kaplamadığı bir karış yer bulunamayacak.Bunlara ne dağ dayanır ve ne de demir. Onların ikinci sınıfı da kulaklarının birini serer, ötekini de kendisine yorgan yapıp öyle yatar.

Fil, yabani hayvan, deve ve domuz ne görürlerse yerler. Onlardan birisi öldüğünde de onu yerler, Onların bir ucu Şam’da, bir ucu Horasan’da olacaktır. Doğu nehirlerinin tümünü ve Taberiye Gölü’nü de içeceklerdir.

KUR’AN DA YECÜC MECÜC NASIL ANLATILIYOR?
Kehf Suresi 93.-99. ayetlerde Yecüc ve Mecüc’e karşı seddin yapımı şöyle anlatılır:

93 – Nihayet iki dağ arasına ulaştığında, onların önünde, hemen hemen hiç söz anlamayan bir millet buldu.

94 – “Ey Zülkarneyn!” dediler, “Ye’cüc ve Me’cüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir vergi vermeyi teklif ediyoruz, ne dersin?”

95 – O da şöyle cevap verdi: “Rabbimin bana verdiği imkânlar, sizin vereceğinizden daha hayırlıdır. Siz bana beden gücüyle yardımcı olun da sizinle onlar arasında sağlam bir sed yapayım.”

96 – “Demir kütleleri getirin bana!” Zülkarneyn iki dağın arasını demir kütleleriyle doldurtup dağlarla aynı seviyeye getirince: “Körükleyin!” dedi. Tam onu bir ateş haline getirince, “Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim.” dedi.

97 – Artık o Ye’cüc ve Me’cüc’ün, ne seddi aşmaya, ne de onda delik açmaya güçleri yetmedi.

98 – Zülkarneyn: “Bu, Rabbimden bir rahmettir, bir lütuftur, dedi. Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder. Rabbimin vâdi mutlaka gerçekleşir.”

99 – O gün, yani kıyamet günü onlar deniz dalgaları gibi birbirine çarparak çalkalanırlar. Sûr’a da üfürülür, insanların hepsini bir araya toplarız.

Enbiya Suresi 96.-97. ayetlerde seddin yıkılması ve Yücüc ile Mücüc’ün ortaya çıkması şöyle anlatılır:

-”Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün sedleri açılıp her tepeden dünyaya akın etmeye başladıkları, doğru vaadin vaktinin yaklaştığı sıra, işte o zaman, kâfirlerin gözleri birden donakalır. “Eyvah, bizlere! Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!” diyecekler.”

TEVRAT VE İNCİL DE NASIL GEÇİYOR

Yecüc ve Mecüc anlatıları Tevrat ve İncilde Gog ve Mogog isimleriyle anılıyor. Her iki dinin yorumcuları da Yecüc ile Mücüc’ü daha çok bir insan ırkı olarak nitelemiştir.

Kâşgarlı Mahmud tarafından Bağdat’ta 1072 – 1074 yılları arasında yazılan Divânu Lügati’t-Türk’te bulunan bir haritanın en doğusunda yarım daire görünümlü kalın bir kırmızı şeritle ayrılmış “Ye’cûc ve Me’cûc ülkesi” ve hemen yanına “Sedd-i Zü’l-Karneyn” yazılmıştır.

CİN SEDDİ O SET Mİ?

İbn Hordadbeh, dokuzuncu Abbasi halifesi el-Vâsık zamanında (842-847) halifenin elçisi ve çevirmen Sallam’ın Orta Asya üzerinden Yecüc ve Mecüc seddine kadar yolculuğuna bir eserinde değinmiştir.

El-Vâsık rüyasında seddin yıkıldığını görür ve Sallam’a gidip Yecüc ve Mecüc kavimlerinin durumunu araştırmasını ister, Sallam gidip Sedd’i yerinde görür ve istilacı kavmin seddin diğer tarafında olduğunu halifeye bildirir. Her iki kaynakta kastedilen Yecüc Mecüc Seddi, Çin Seddi’dir.

ÜNLÜ MÜSLÜMAN GEZGİN NE DİYOR?

14. yy’da Müslüman gezgin İbn Battuta, Çin’e gitti ve Zeytun kentinde Müslüman tüccarlardan oluşan büyük bir topluluk ile karşılaştı.

Seyahatnâmesinde, Zeytun ile Yecüc ve Mecüc Seddi arasında altmış günlük yolculuk olduğunu belirtir. İbn Battuta seyahat günlüğü notlarında, Zü’l-Karneyn Seddi (veya Yecüc ve Mecüc Seddi) ile Çin Seddi’ni kastetmektedir .

İnsanoğlunun bugün veya Yecüc ile Mecuc kavminin ortaya çıkacağı zamanda, ulaşacağı teknolojik gelişme ile durdurulamayacak bir varlıklardır. Öyle ki Nükleer veya Genetik veya Bio-kimyasal veya şu an bilinmeyen ileride keşfedilecek her türlü teknoloji olarak her türlü silah etkisiz hale gelecek, İnsanoğlunun karşılaşacağı, belkide o güne kadar kıyas yapacağı veya tedbir alacağı benzer böyle olay bir olmadığından dolayı aciz olacaktır insanoğlu o gün. Nükleer teknolojiyi kendilerine gıda olarak alabilecekler yani beslenmeleri vücut düzenekleri nükleer de olabilir.