Facebook'ta paylaş

”O gün her ümmet, diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır; ‘Bu gün, yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız!” (Casiye 45/28)

İnsanlar cehennemi gördüklerinde onun öfke ve kükreyişine şahit olacaklardır. Bu kükreyiş beşyüz yıllık mesafeden duyulacaktır. O zaman peygamberler dahil herkes kendi derdine düşerek ”Bana ne olacak, bana ne olacak!” derken, Habibi Mustafa (s.a.v) ”Ümmetimin hali ne olacak, ümmetimin hali ne olacak!” diyecektir.

Bu sırada cehennemden, dağlar büyüklüğünde bir ateş parçası çıkacaktır. Hz Muhammed’in ümmeti:

”Ey ateş parçası, namaz kılanların, sadaka verenlerin, Allah’tan korkanların, oruç tutanların hürmetine geri dön!” diye yalvaracak fakat ateş geri dönmeyecektir. Daha sonra Cebrail’in (a.s) ”Ateş parçası, ümmet-i Muhammed’i yakacak!” diye haykırıp Fahr-i Kainat’a bir bardak su getirecek ve;

”Ey Allah’ın Resülü, bu suyu al, ateşin üzerine dök!” diyecektir. Efendimiz bu suyu ateşin üzerine döktüğü an ateş sönüverecektir.

Fahr-i Kainat Cebrail’e: ”Bu su nedir?” diye sorduğunda Cebrail (a.s):

”Bu, ümmetinin Allah korkusuyla ağlayan günahkarların gözyaşlarıdır. Bu suyu, ateşin üzerine dökmen için sana getirmem emredildi” diyecektir.

İmam Gazali – Kalplerin Keşfi