Lokman Hekim, tabiplerin pîridir. Hikmetli sözleri ve oğluna verdiği nasîhatler meşhurdur. Kurân-ı Kerîm’de meâlen; ”Bir vakit Lokman oğluna öğüt vererek şöyle demişti: Yavrum! Allah’a ortak koşma, çünkü şirk, çok büyük zulümdür.” (Lokman Sûresi, ayet: 3) buyrulmaktadır.

Lokman hakkında hadislerde de bazı bilgiler bulunmaktadır. En’âm Suresi’nin 82. ayetinin nüzulünde sahabeler: ”Ey Allah’ın Resulü! Bizim hangimiz nefsine zulmetmez ki…?” ”Bu ayetteki zulüm sizin sandığınız gibi değildir. O zulüm, şirk demektir. Lokman’ın oğluna nasihat ederken, yavrum, Allah’a şirk koşma. Zira şirk en büyük zulümdür dediğini işitmediniz mi?” cevabını vermiştir. dediklerinde, Peygamberimiz;

Lokman, söyle derdi: ”Yavrum, ilmi âlimlere karşı böbürlenmek, sefihlerle münazarada bulunmak ve meclislerde gösteriş yapmak için öğrenme!” 

Bu anlatım ve devamı başka bir rivayette söyle yer almaktadır: ”…Ginâ göstererek ve cehalete düşerek ilmi terk etme! Yavrum, meclisleri ihmal etme! Allah’ı anan bir topluluk gördüğünde onlarla otur. Eğer âlimsen ilmin işine yarar; cahilsen onlar sana öğretirler. Umulur ki Allah onlara rahmetini lütfeder, onlarla beraber sana da ulaşır. Allah’ı anmayan bir topluluk gördüğünde onlarla oturma. Eğer âlimsen ilminin sana bir yararı olmaz; cahilsen onlar seni saptırırlar. Allah onları azabına duçar kılar, sana da onlarla beraber isabet eder.” 

Yine bir hadis-i şerifte ilim-hikmet hakkında söyle denilmektedir: ‘‘Hakîm Lokman oğluna şu tavsiyede bulunmuştur. Yavrum âlimlerin yanında otur ve dizlerinle onlara çok yaklaş. Çünkü Allah, gökten indirdiği yağmurla ölü toprağı dirilttiği gibi, kalpleri hikmet nûruyla diriltir.” 

Lokman hakkında başka bir hadis de şöyledir: ”Hakim Lokman, söyle derdi: şüphesiz Allah bir şeyi emânet aldığı zaman onu korur.’ 

Lokman Hekim’e; ”Sen, bu hâle nasıl geldin?” dediklerinde; ‘‘Doğru sözlü olmak, emâneti yerine getirmek, lüzumsuz söz ve işi terk etmekle.” cevâbını verdi.

Oğluna öğütleri

* Ey oğlum, âlimlere karşı öğünmek, akılsızlarla tartışmak ve gösteriş yapmak için ilim öğrenme!

* Dünya deniz gibidir. Çok kimse boğulmuştur. Gemin takva, yükün iman, hâlin tevekkül olursa kurtulursun.

* Horoz senden daha akıllı olmasın! O, her sabah zikrederken, sen uykuda olma.

* İnsanlara nasihat ederken kendini unutma! Muma benzeme. Mum aydınlatırken, kendini yakıp eritir.

* Yalandan çok sakın! Çünkü dinini bozar ve insanlar yanında mürüvvetini azaltır. Bununla değerini ve makamını kaybedersin. 

* Hep üzüntülü olma, kalbini dertli kılma. İnsanların elinde olana tamah etmekten sakın. Kazaya razı ol ve Allahü teâlanın sana verdiği rızka kanaat et.

* Dünya geçici ve kısadır. Dünya hayatı ise azın azıdır. Bunun da azı kalmış, çoğu geçmiştir.

* Tevbeyi yarına bırakma, ölüm ansızın gelip yakalar.

* Sükut eden pişman olmaz. Söz gümüş ise sükut altındır.

* Âlimlerle otur, hikmet sahiplerinin sözlerini dinle! Allahü teâlâ, bahar yağmuru ile toprağa hayat verdiği gibi, ölü kalbleri hikmet nurları ile diriltir.

* Ölümden şüphen varsa, yatıp uyuma. Uyumak zorunda kaldığın gibi, ölüme de mahkumsun. Dirilmekten de şüphen varsa, uyanma hiç. Uykudan uyandığın gibi öldükten sonra da dirileceksin.

* Yoksulluktan korun. Yoksul düşenin dini ve aklı zayıflar ve mürüvveti kaybolur.

* Borç yükü altında ezilmektense, taş taşımayı tercih et.

* Yapacağın işi, daha önce bunu denemiş, tecrübeli kimselere danış! Çünkü onlar, kendilerine pahalıya mal olmuş doğru görüşleri sana bedava verirler.

* Çalış, kazan! Çalışmayıp muhtaç olanın dini ve aklı noksandır.

* Hikmet, bize lazım olmayan şeyin üzerinde durmamak ve gizli şeyleri araştırmamaktır.

* En iyi haslet dindar olmaktır. Bu haslet iki olursa, dindarlık ve mal sahibi olmak. Üç olursa, dindarlık, mal ve haya. Dört olursa, dindarlık, mal, haya ve güzel ahlak. Beş olursa, dindarlık, mal, haya, güzel ahlak ve cömertliktir.