PAYLAŞ

Kaynakların rivayetine göre, Aşıklar Sultanı’nın rahatsızlığı büyük üşütmeden ileri gelmişti. Aynı zamanda dayanılmaz bir harareti vardı. Hararetini gidermek için elini su dolu kazana batırıp yüzüne, göğsüne sürdüğü belirtilir.

Hastalığı duyulduğu ve hasta yattığı sürece, Konya’nın bilginleri, kumandanları, ileri gelenleri her gün kendisini yokluyor, teselli edecek sözler söylüyorlardı. Bunlardan en ilginci Sadreddin Konevi ile görüşmeleri idi. Bu görüşmeyi ve ikili arasındaki konuşmaları, Ahmet Eflaki şöyle anlatır:

”Bir gün Şeyh Sadreddin, dervişleriyle birlikte Mevlana’nın iyadetine (hasta yoklaması) gelmişti. Son derece ilgi gösterdi, çok üzgündü. Hüdavendiğar Hazretlerine:

”-Tanrı, yakın zamanda şifa versin, dedi. Hastalık hali, ahiretteki mertebenin yükselmesine sebep olur. İnşallah az zamanda tam bir sıhhat elde etmiş olursunuz. Sağlık ve sıhhat size layıktır.”

Bunun üzerine Mevlana:

”-Bundan sonra Tanrı, sizlere şifa ve ömürler versin. Aşıkla maşuk arasında bir kıl gömlekten başka bir şey kalmadı. Bunu da soyup çıkarmalarını istemiyor musunuz? Nur, nura kavuşmak üzeredir.”

Mevlana’nın dünya işlerine dair vasiyeti kısa oldu. Önce, Konya zenginlerinden birine elli iki dirhem borcu olduğunu ve bunun hemen ödenmesini vasiyet etti. Borcun ödendiğini haber alınca da:

”Alemlerin Rabbine şükürler olsun, dedi. Bu ağır yükten kurtuldum.” 

Hanımı Kerra Hatun şöyle dedi:

”Hüdavendigar Hz, gerçeklerin nuruyla doldurması için, hiç değilse, üç-dört yüzyıl yaşamalıydı” Eşinin bu duasına Mevlana’nın tepkisi sert oldu:

”-Niçin, niçin? Biz, ne Firavun, ne de Nemrutuz. Bu toprak alemiyle bizim ne işimiz var? Biz, birkaç mahpusun kurtulması için bu dünya zindanına gelmişiz. Sonunda geldiğimiz yere döneceğiz. Ortada zavallıların faydaları olmasaydı, bu toprak evde bir an bile durmazdık.”

Mevlana, 17 Aralık 1273 Pazar günü, güneş batarken, bu mülk aleminden melekut alemine göçtü ve son sözleri de şu oldu:

”Sevgilimden içi zehir (ecel) dolu bir kadeh geldi. Ondan gelen her şeyi sevinçle, zevkle karşılayacağız. Bu gün, aynanın üzerini kaplayan toz silinecek ve hayal gerçeğe dönecektir. Ruh olarak göklerin üzerine çıkacağız, cisim olarak yerin altına gireceğiz.”

 

PAYLAŞ