Facebook'ta paylaş

”Kur’an’ın yalanlarla dolu olduğunu söyleyen Napolyon, Mısır’a ayak bastığından itibaren, halkın sempatisini çekmek için İslâm’ı kullanmaya çalışmıştır. Mısır halkına hitaben yaptığı konuşmada şöyle diyordu: ”Mısır halkı! Size dininizi yıkmak için geldiğimi söyleyeceklerdir. İnanmayınız. Onlara, haklarınızı iade etmek, sizi sömürenleri cezalandırmak için geldiğimi ve Memluklardan daha fazla Allah’a, Peygamberine ve Kur’an’a saygı duyduğumu söyleyiniz.” Bu propagandaların etkisiz kaldığı da söylenemez. Mısır halkı kendisine ”Sultan el-Kebir” (Büyük Sultan) diyordu. Mısır’a çıktığı sırada ise hem Papa’dan ve hem de Mekke Şerifi’nden mektup almıştır. Papa, mektubunda kendisine ”Çok sevgili oğlum” diye hitap ederken, Mekke Şerifi de kendisine ”Kutsal Kâbe’nin koruyucusu” diyordu.”

   

Prof. Dr. Fahir Armaoğlu, 19. Yüzyıl Siyasî Tarihi, Timaş Yayınları, 17. Baskı, Kasım 2017, İstanbul, s. 75.