PAYLAŞ

Sultan 2. Abdülhamid tahta çıktıktan sonra arzusuna muhalif bir durum olsa da Rusya’yı ve çarını avutarak onu hüsn-i idare etmek siyasetini benimsedi. Bir de şöyle bir keşf ve takip eder oldu. Padişah bu hususta şöyle diyordu:

”Balkan milletleriyle biz uğraşamayız. Çünkü onlara inanamayız ve onlardan hayır bekleyemeyiz. Ne yapar eder birleşirler, başımıza çorap örerler. Yapacağımız tek şey aralarındaki rekabeti körüklemek, kendimizi selamette tutmaktır. Şimdi Bulgaristan lafzi olarak bizdedir, bize tabidir. O hain Romanya uzak kalmıştır. Karadeniz’deki sahillerimiz geniştir, kara sularımız uzundur. Komşumuz Rusya ile burun burunayız. Dalgalarımız birbirine giriyor, karışıyor. Fakat onlar büyüktür, biz küçüğüz. Hüsn-i idareden başka çözüm yoktur, olamaz da.” 

Ahmet Semih Mümtaz, Sultan 2. Abdülhamid ve Zamanı

   
       
       

PAYLAŞ