Timur, prens ve Emirler meclisini huzurunda toplayarak onlara: ”Çin’den başka her ülkeyi fethettik” dedi. ”Bir çok savaşta bana arkadaşlık ettiniz; hiçbir zaman zaferi elden kaçırmadık. Çin’in puta tapanlarını baş aşağı için gereken kuvvete, gereken büyüklükte bir orduya sahibiz. Bu nedenle hep beraber oraya yürüyeceğiz.”

Dedelerinin doğduğu topraklardan Çin Seddini aşmak, onun son seferi olacaktı. Kendisini dinleyen ve ancak üç dört aydır rahat yüzü görmüş olan Emirleri sevinç haykırışları arasında ondan savaş bayrağını açmasını rica ettiler.

Daha fazlasına gerek yoktu. Semerkant’ta toplanmış o kadar çok asker vardı ki 250 bin kişi, çeşitli birliklere ayrılarak, yol üzerindeki toplanma yerlerine gitmek üzere yürüyüşe geçtiler. Kış başlangıcı olduğundan, daha fazla geç kaldıkları takdirde, geçecekleri Dünyanın Çatısı dağının karlarının erimesini beklemek zorunda kalacaklardı. Halbuki Timur ilkbahara kadar sabretmek istemiyordu.

Semerkant suyunu geçtikleri vakit, Timur, eyerinin üzerinde dönüp, hiç bir şey söylemeden şehre baktı. Artık bir daha onun ne kubbelerini, ne de minarelerini görebilecekti.

Kasım ayı; keskin bir soğuk… Sonradan Timur’un adıyla anılmaya başlanmış olan boğazlardan geçtikleri sırada kar da yağmaya başladı. Kuzey bozkırlarından esen rüzgarlar ovayı süpürüyordu. Bir tipiye yakalandılar; orada çadır kurdular. Burada bir çok asker ve hayvan telef olsa da Timur yolundan dönmeyecekti.

İhtiyar cihangir yanındakilere kuzey sınırının en uzak şehri Otrar’a gideceğini söyledi. Torununa da yollar açılır açılmaz gelip ordunun büyük kısmına katılmasını emretti.

Siriderya’ya geldikleri zaman bu nehri üç ayak kalınlığında buz tutmuş buldular. Üzerinden yürüyerek geçtiler. Bir kaç yıl önce Altınordu’yu ararken yaptıklarını bu defa yapamadılar. O zaman kara kışın bin bir eziyeti içinde kurtlar gibi ilerlemişlerdi. Bu sefer ancak bir kaç fersah gidebiliyorlardı. Bu küçük yürüyüşler onları Otrar’a ve Çin’e doğru giden büyük yola yaklaştırıyordu.

Timur orada dinlenmek imkanına kavuştu, bir müddet kaldı. Niyeti, ilkbahar gelip havalar biraz yumuşar yumuşamaz tekrar yürüyüşe geçmek idi.

Timur, Otrar’da gözlerini hayata kapamıştı. Vasiyeti gereği, ordu büyük kuzey yolu üzerinden tekrar yürüyüşe geçti. Hekimbaşı Mevlana Tebrizi: ”Kazaya rızadan başka çare yok. Vade tamam” dedi.

Timur – Harold Lamb

     
     
     
     
     
Loading...
PAYLAŞ