… O sıralarda Toktamış adında bir Kırım prensi Altınordu’dan kaçıp Timur’a sığınmıştı. Bu sığınma olayının hemen sonrasında ise beyaz bir ata binmiş Altınordu elçisi gelmiş ve yüksek sesle şunları söylemişti:

”Ey Timur; Doğunun ve Batının hakimi, Saray ve Astrakan hükümdarı, Gökordu’nun Akordu’nun ve Sibir hanlarının efendisi, başbuğumuz Ulus Han’ın buyruğu şudur:

”Toktamış benim oğlumu öldürüp senin yanına sığındı. Onu bana teslim et; yoksa sana savaş açacağım. Seçeceğimiz bir savaş meydanında seninle karşılarışırız.”

Bu uyarı Timur’un canına minnetti; o bu işe zaten dünden hazırdı. Daha şimdiden ele geçirdiği topraklarla Akordu ve Gökordu ülkesinin sınırlarını aşmış bulunuyordu bile. Onun için aralarında er geç mutlaka bir üstünlük kavgası çıkacaktı. Cengiz Han’ın soyundan bir prensin kendi tarafında bulunuşu Timur için bir nimetti. Kaldı ki Timur kendisine sığınmış bir adamı ölse teslim etmezdi. Elçiye şu cevabı verdi:

”Toktamış benim himayeme sığınmıştır. Onu size karşı koruyacağım. Gidin Ulus Han’a söyleyin, yolladığı haberi aldım. Ben de hazırım.”

Timur, Toktamış’ı çok hoş tutup onu ağırladı. Ona ”oğlum” diye hitap etti. Yanına maiyet ve yardımcılar katarak kendisine kuzey sınırı boyunda iki kale verdi. Bu iki kale Timur’un Ulus Han’ın ülkesinden koparıp aldığı iki şehirdi. Bunlardan başka Timur, Toktamış’a beylik levazımı olarak, silah, altınlar, eşyalar, develer, çadırlar, davullar ve bayraklar da verdi.

Bunları alan Toktamış sınır boyuna gidip ileri harekete geçti. Fakat Ak ve Gökordulular önünde çok fena bir bozguna uğradı ve kaçmaya mecbur oldu. Sirideryay’yı Timur’un savaş atı Karaoğlan’ın üstünde yüzerek tek başına geçti. Yaralı olduğundan bir koruluğa saklandı. Kendisini aramaya çıkan Barlas oymağından bir subay onu orada bulup Timur’a götürdü.

Ondan sonra feleğin çarkı pek çok döndü, işler hayli değişti; talihin yüzü gülmeye başladı.

Ulus Han öldü. Altınordu tahtına baş aday olarak ortada Toktamış kaldı. Kuzey kabilelerinin yarısı şimdi onun tarafını tutuyordu. Timur’un ordusundan da yardım görünce, evvelce bir türlü dokunduramadağı zaferi yavaş yavaş o da tatmaya başladı.

Timur – Harold Lamb

     
     
     
     
     
Loading...
PAYLAŞ