Vehb bin Münebbih şöyle der: Allah Hz Musa ile Hz Harun’u Firavun’a gönderirken onlara şöyle buyurur:

Onun süslü, göz kamaştırıcı elbiseleri sizi ürkütmesin. Onun alnı benim elimdedir, benim iznim olmadan konuşamaz, gözünü sağa sola çeviremez, nefes bile alamaz. Onun sahip olduğu bol dünya nimetleri sizi şaşırtmasın. Çünkü onlar, dünya hayatının fani, süslü, sapkınların oyalandığı şeylerdir. Sizin üzerinizde gördüğünde Firavun’un elde edemeyeceğini anlayacağı bir nimet vermek isteseydim size verirdim. Fakat böyle olmanızı istemem, ve bundan da sakındırıyorum. Merhametli bir çoban, sürüsünü tehlikeli bir yerde otlatmaktan nasıl kaçınırsa ben de dostlarımı dünya nimet ve zevklerine düşmekten aynı şekilde engellerim.

Dostlarıma böyle davranmamın sebebi, onlara değer vermediğim için değildir. Aksine benim ikramımdan payları tam ve eksiksiz olarak almalarını isterim. Dostlarımın bana karşı süsleri tevazuları, alçak gönüllü olmaları, benden korkmaları, bedenlerinde başlayıp kalplerinde biten takvalarıdır. Bu onların elbiseleri, nişanları, kurtuldukları reçeteleri ve ümit ettikleri emelleridir. Kendisiyle övündükleri şanlarıdır. Onunla karşılaştığında kendine çeki düzen ver. Kalbini ve dilini mütavazileştir. Kol ve kanatlarını onlar üzerine ger.

Şunu bil ki, kim benim dostlarımdan birini ürkütürse bana savaş açmıştır. Kıyamet günü o kişiden intikam alırım.”

İmam Gazali – Kalplerin Keşfi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code