Hasan-ı Basri Hazretleri buyurur ki ”Ashaptan biri vardı, devamlı oruç tutardı. Akşam oldu, yiyecek bir şey bulamadı. Orucunu su ile açtı. Ertesi gün yine oruç tuttu. Bu şekilde üç gün devam etti. Zayıf ve mecalsiz düştü. Açlık kendisine galip geldi. Ensardan birisi onun halini anladı. Ensar bu açlıktan mecalsiz düşen kimseyi evine götürdü. Hanımına:

-Evimizde bir misafiri doyuracak kadar yiyecek var mıdır, diye sordu. Hanımı:

-Ancak bir misafire yetecek miktar evimizde yiyecek vardır, diye cevap verdi.

Ensar:

-Onu misafirimize yedirelim. Biz de sabrederiz, dedi. Karısı:

-Peki, çocukları ne edeceğiz, onları nasıl oyalayacağız, diyince:

-Çocukları akşam olmadan uyuturuz, mumu söndürürüz. Yemeği misafire ikram ederiz. Çanaktan biz de yiyormuş gibi ederiz. Misafir bizim elimizin çanağa boş gidip boş döndüğünü farketmez. Bizi kendisiyle beraber yemek yiyor zanneder. Yemeğin olancasını misafir yesin, buyurdu.

OKU
Hz Musa - Allah Nasıl Misafir Edilir?

Akşam yaklaşınca çocukları uyuttular. Yemeği misafirin önüne getirdiler. Mumu düzeltmek bahanesiyle uğraşırlarken söndürdüler. Ensar da devamlı yemeğe elini götürdü, lakin hiç yemezdi. Karşısındaki misafire:

”Buyrun yiyin, çekinmeyin!” derdi. Evde mevcut yiyeceklerin tamamını misafire yedirip, çoluk çocukları aç yattılar. Sabah olduğunda Ensardan olan o kimse camiye geldi. Efendimiz ile sabah namazını kıldı. Namazı müteakip iki cihanın fahri, Ensar’a dedi ki:

-Sizin hanımızla yaptığınızdan Allah-u Teala razı oldu. Daha sonra şu ayeti okudu:

OKU
Zeus'a nasıl tapmaya başlamışlar

”Kendi ihtiyaçları olsa bile başka fakirleri nefislerine tercih ederek onlara yedirirler.” (el-Haşr,9)

Müzekkin Nüfus – Eşrefoğlu Rumi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code