Begter, Temuçin’den yaş olarak biraz daha büyüktü ve babası öldürüldükten sonra en büyük erkek çocuğun özel yetkilerini yavaş yavaş uygulamaya geçirmeye başlamıştı. Gizli Tarih’te sözü edilen bir olaya göre, Temuçin’in kini oldukça önemsiz gibi görünen bir olay sırasında patlak vermişti. Görünüşe göre Temuçin’in vurduğu bir kuşu Begter zorla almıştı. Begter bunu ailenin reisi olduğu iddiasını güçlendirmek için yapmış olabilirdi. Bundan kısa bir süre sonra, Temuçin ve kendisinden sonra doğan öz kardeşi Kasar, Onon Nehri’nde balık tutarken bir ara üvey kardeşleri Begter ve Belgütey ile birlikte oturdular. Temuçin küçük bir balık yakalamıştı fakat üvey kardeşleri balığı ondan zorla almışlardı. Oldukça öfkelenen ve hayal kırıklığına uğrayan Temuçin ile Kasar hemen neler olduğunu anlatmak için anneleri Höelün’ün yanına gittiler. Höelün kendi oğullarının tarafını tutmak yerine, onları yüzüstü bırakan düşmanları Tayichiudlar konusunda endişelenmelerini ve büyük kardeşleriyle kavga etmemelerini söyleyerek Begter’in tarafını tutmuştu.

Höelün’ün Begter’in tarafını tutması, Temuçin’in dayanamayacağı bir geleceğin habercisi olmuştu. Begter en büyük erkek çocuk olarak sadece kendisinden küçük olan kardeşlerine emirler vermekle kalmıyordu, kendi annesinin dışında, babasının diğer dul eşlerinden biriyle evlenmek de dahil olmak üzere çok fazla ayrıcalığa da sahipti. Kocasının erkek kardeşlerinden biriyle evlenemeyen dul Höelün için geleneklerine göre en uygun eş, kocasının başka bir kadından olan oğlu Begter olacaktı.

Temuçin ise Begter’in bu konuma gelmesini kabullenmeyecekti. Temuçin, annesiyle Begter hakkında tartıştıktan sonra, girişi örten keçeyi yana fırlatarak öfke içinde koşmaya başladı. Bu, Moğol kültüründe oldukça saldırgan bir davranış olarak kabul edilirdi. Küçük kardeşi Kasar da peşinden gitti.

İki kardeş, küçük bir tepeciğin üzerinde oturmuş, sessizce bozkırları seyreden Begter’i buldular ve çayırların arasından dikkatli bir şekilde ona yaklaştılar. Temuçin ailedeki en iyi nişancı olan Kasar’a tepeciğin önüne geçmesini, kendisinin de bu sırada tepenin arka tarafına tırmanacağını söyledi. Sanki dinlenme halindeki bir geyiğe ya da otlayan bir ceylana sinsice yaklaşırmış gibi usulca Begter’e yanaştılar. Hedefi kolayca vurabilecek bir uzaklığa geldiklerinde, ikisi de sessizce yaylarına birer ok yerleştirdi ve aniden yaylarını çekerek çayırlığın dışına doğru oklarını attılar. Begter kaçmadı ya da kendini savunmaya çalışmadı; kendisinden küçük olan kardeşlerinin önünde korktuğunu göstermeyecekti.

Temuçin ile Kasar, Begter’le aralarındaki mesafeyi koruyarak oklarını attılar, Temuçin Begter’i arkadan, Kasar ise önden vurmuştu. Toprağa doğru akan kanının kendilerine bulaşmaması için Begter’e yaklaşmadılar; geri dönüp Begter’i ölüme terkettiler.

Cengiz Han – Jack Weatherford

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here