Tarihi konularda bu tür kehanetlerde bulunmak tabii ki doğru değil. Ama ben burada, meseleyi daha iyi kavrayabilmek, Selçuklu askeri gücünün Bizans karşısındaki üstünlüğüne toplamak adına bunu söylüyorum. Evet, Sultan’ın hedefi 1071 itibarıyla Anadolu değildi. Ama 1071’de Mısır meselesi halledilmiş olsaydı, bir yıl sonraki hedef şüphesiz Anadolu’ydu. Eğer tarih bu mecradan aksaydı, bu kaçınılmazdı. Bu durumda 1072’de, Malazgirt’ten hemen sonra baş gösteren Doğu’daki meseleleri halleder, 1073’te de Anadolu’ya yürür ve İstanbul önlerine kadar ilerlerdi. Belki de şehri kuşatır, ele geçirirdi. Zaten Türkmen beyleri Anadolu’nun her yerine yayılmış, Bizans kuvvetleri onlara karşı mukavemet edemez, durduramaz hale gelmişlerdi. Hatta Afşin Bey, Bizans’a sığınan Erbasgan’ı takip için yanında bulunan küçük bir kuvvetle Anadolu’ya geçip İstanbul önlerine, Boğaziçi’ne kadar ilerlemişti.

Dolayısıyla Sultan Alparslan’ın da İstanbul önlerine kadar gelmesi sürpriz olmazdı. İstanbul surlarını aşar mıydı? Bilmiyorum. Ama Selçuklu ordusunun o dönem itibarıyla ağır silah ya da kuşatma araç-gereçleri konusunda da çok gelişmiş olduğu kesin. İstanbul’u alamasa bile kendisinden sonraki Selçuklu Sultanları için bir ”kızıl elma” haline getirebilirdi.

Erkan Göksu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code