Moğollar, büyük olasılıkla göçebe imparatorlukların kalbinde yaşanmış zafer dolu öykülerinden etkilenerek kendi varlıklarını ortaya koyma özlemini duyuyor, yani birleşmek istiyordu. Bunun için büyük bir olasılıkla tüm 11. yüzyıl ve kesin olarak 12. yüzyılın başından itibaren iyi kötü çaba harcamışlardı. Bu noktada daha ileri tarihli Cengiz Han dönemi olayları tarafından etkilendiğini sandığımız geleneklere göre, 11. yüzyılın sonlarında halkının toptan öldürülmesinden sonra Kaydu adında bir Moğol beyi, Celayirler gibi diğerlerinden uzakta yaşayan boylar da dahil olmak üzere, Moğolca konuşan boyların çoğunu yetkesi altında toplamayı başarmıştı.

Bununla birlikte Kaydu, efsanenin belirsizlikleri arasından zar zor ortaya çıkmaktadır, ancak torunu Kabul’un 1135-1139 yılları arasında gerçekten bir hükümdar olarak kabul edildiği, baskı ve şiddet dolu bir yetkeye sahip olduğunu sanıyoruz. Kabul Han gerçekten de parlak bir hükümdar olarak ortaya çıktı ve ”ilk Moğol İmparatorluğu” denen imparatorluk onunla birlikte doruğa ulaştı, ancak bu mütevazı bir doruktu. Kaydu belki zafer sarhoşluğundan ya da Çinlilerin güvensizlikleriyle karşı karşıya kaldığından, onlarla kozunu paylaşmakta gecikmedi. Çinliler ona karşı biri 1139’da sonuç vermeyen, diğeri 1147’de kibirli Moğolları yola getiren iki sefer düzenledi.Kabul öldüğünde, ardında kendilerine ”güçlü, coşkun ve yollarındaki her şeyi ele geçirdikleri için” Kiyat, yani ”sel” adını alan -ya da başkaları tarafından kendilerine bu ad takılan- altı oğul bıraktı. Bu ad onlar ve soylarından gelen kişiler için etki alanı belirsiz ancak görkemli bir tür boy adı ya da unvan olmuştu. Yine de hükümdarın hiçbir oğlu onun yerine geçmedi

Taç, taç giymeyi bilmeyen bir dünya için bu deyimi kullanabilirsek eğer, ölen hükümdarın bir kuzenine, ormancı Tayciut boyunun beyi Ambakay’a kaldı. Doğal olarak yeni hükümdar Çinlilerin entrikaları yüzünden Tatarlara karşı, Moğolların asla unutmayacakları, hele sonucunu hiç unutmayacakları bir savaşa sürüklendi. İhanete uğrayan Ambakay, kendisini Kinlerin sarayına (”Pekin’e”) yollayan düşmanlarına teslim edildi ve burada bir eşek üzerinde kazığa oturtularak öldürüldü. Bu hakaret barbarları etkilemeyi amaçlıyordu. Ancak sonucu onları kızgınlıktan çıldırtmak oldu. Kabul’un oğullarından Kutula’yı han ilan ettiler.

Kutula, her gün bütün bir kuzuyu yiyebilen ve sarhoş olmadan tulumlar dolusu ulusal içki kımız, (yani mayalanmış kısrak sütü) içebilen dev gibi bir adam, bir tür canavardı.

Moğol İmparatorluğu Tarihi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here