İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed bu hadiseyi bildiğinden kubbenin ortasına bir zincir ile bir de uğur saydığı altın top asmıştır. Sultan Üçüncü Ahmet içerisine elli kilo buğday aldığı rivayet olunan bu altın top kandil ile değiştirilmiştir.

Hızır aleyhisselamın bu altın top altında ibadet ettiği ve burasını kendisine makam yaptığı Müslümanlar arasında oldukça yaygın bir inanıştır. Burada 40 peş peşe sabah namazı kılanların dünyada ve ahirette her ne muratları varsa yerine geleceğine de inanılmıştır. Evliya Çelebimiz Seyahatnamasinde bu altın topun unutkanların derdine çare olacağını söyler:

”Burada 7 kere sabah kalkıp üç kere: ”Ey zorları keşfeden ve gizli, kapıları bilen Allah’ım diyerek her vakit de yedişer üzüm yese, Allah’ın emriyle öyle zeki tabiatlı, temiz ve uyarıcı olup işittiği sözler taşa oyulmuşcasına aklında kalır.”

Akşemseddin Hazretlerinin oğlu Hamdi Çelebi o kadar bunalmış ki; konuşacak hali kalmamış. Birisi kendisine selam vermek istese kağıda yazdığı selam sözüne bakıp aleykümselam dermiş. Hekimler hastalığına çare ve ilaç bulamamışlar. Durumu Akşemseddin’in öğrenmesi üzerine oğlu Hamdi Çelebi Ayasofya’ya gelip 7 kere altın topun altında namaz kılarak, yukarıdaki duayı üç kere okuyup yedişer tane de üzüm yemiş. Bunaklık ve ahmaklıktan kurtulup Yusuf ve Züleyha ve Kıyafetname adlı eserlerini kısa zamanda yazarak bitirmiştir.

Tarihi Efsaneler ve Gerçekler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code