Nihayet Hz Musa’ya kavmiyle yani İsrailoğulları’yla birlikte Mısır’dan çıkması emredildi. Hz Musa da, kavmini alıp geceleyin yola çıktı. Firavun sabahlayınca ve onların gittiklerini görünce, ordular toplamaları için bütün şehirlere elçiler gönderdi. Çok kalabalık ve büyük ordularla Hz Musa’nın peşine düştü. Yüce Allah, denize:

-‘Kulum Musa asasıyla sana vurduğu zaman yarılıp on iki yol aç ki, Musa ve onunla beraber olanlar geçsinler. Sonra geride kalan Firavun ve taraftarlarının üzerine birleş!’ diye vahyetti.

Hz Musa asasıyla denize vurması gerektiğini unutmuştu. Denizin yanına vardığında denizden korkunç sesler geliyordu. Çünkü deniz, kendisi gafil olduğu bir sırada Hz Musa’nın asasıyla kendisine vurmasından ve böylece Allah’a asi olmasından korkuyordu.

İki topluluk birbirlerini görüp birbirlerine iyice yaklaştıklarında ”Musa’nın adamları: ”İşte şimdi yakalandık!” dediler (Şuara 26/61). Rabbinin sana emrettiğini yap. Çünkü Rabbin yalan söylemedi ve sen de yalan söylemedin!’ dediler. Hz Musa da:

‘Rabbim bana, ben denizin yanına geldiğim zaman benim ondan geçmem için ayrılarak on iki yol açacağını vaat etti!’ dedi.

Bundan sonra Hz Musa asayı hatırladı ve asasıyla denize vurdu. Bu sırada Firavun’un ordusunun öncü kuvvetleri, Hz Musa’nın ordusunun sonlarına yaklaşmışlardı. Deniz Rabbinin ona emrettiği şekilde Hz Musa’ya vaat ettiği gibi yarıldı. Hz Musa ile adamlarının hepsi denizden geçince ve Firavun da kendi adamlarıyla birlikte denize girince, deniz kendisine emredildiği şekilde onların üzerinde birleşip kapandı.

Hz Musa denizi aşınca adamları ona:

-‘Bizler Firavun’un boğulmamış olmasından korkuyoruz ve onun helak olduğundan tam emin değiliz!’ dediler.

Bunun üzerine Hz Musa, Rabbine dua etti. Rabbi de onun için Firavun’un cesedini çıkardı. Böylece Firavun’un helak olduğunu yakinen bildiler.

İbn Kesir -Peygamberler Tarihi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code