”O anda, inancını o güne kadar gizlemiş olan Firavun ailesinden bir mü’min şöyle haykırdı: “Rabbim Allah’tır dediği için, bir adamı öldürecek misiniz? Oysa O size Rabbinizden açık belgeler, kesin deliller getirmiştir. Eğer O bir yalancı ise, yalanı kendi aleyhine dönecektir. Ama gerçeği söylüyorsa, sizi uyardığı azabın bir kısmı başınıza gelecek. Çünkü Allah, ölçüyü taşıran ve çok yalan söyleyeni hidayete erdirmez.Ey kavmim, bugün saltanat sizin, üstünsünüz yeryüzünde, fakat Allah’ın azabı gelince kim kurtaracak bizi? Firavun dedi ki: Ben size hangi reyi işaret ediyorsam o, tamamıyla doğrudur ve ben sizi, doğrudürüst yoldan başka bir yola sevketmiyorum.” (Mümin, 40/28-29)

*Bu adam, Firavun’un amcasının oğludur. O kişi iman ettiğini kavminden gizliyordu. Çünkü onların kendisine bir kötülük etmelerinden korkuyordu.

Abdullah bin Abbas şöyle demiştir:

”Hz Musa’ya; Kıptilerden sadece bu adam, şehrin en uzak yerinden koşup gelen adam ile Firavun’un hanımı iman etti.

Darekutni şöyle dedi: ”Firavun’un ailesinden iman eden kişi dışında adı ”Şem’an” olan başka bir kimse yoktur.” Bunu da, Süheyli anlatmıştır.

Burada anlatılmak istenilen husus şudur: (Firavun’un ailesinden olan) bu kişi, imanını gizlemekteydi. Firavun, Hz Musa’yı öldürmek isteyip de buna kesin karar vererek ileri gelenlerine bu meseleyi danışınca, bu mü’min kişi Hz Musa hakkında korkuya kapıldı. Firavun’u bu düşüncesinden vazgeçirmek için dikkatli ve nezaketli davranarak öyle sözler söyledi ki, onun söylediği sözlerde hem teşvik etme ve hem de korkutma olmakla birlikte bu sözlerini sanki Firavun’a danışıyor ve doğru gördüğü bir görüşü açıklıyor gibi söylemişti. Nitekim bir hadiste geçtiğine göre Resulullah şöyle buyurmaktadır.

”Cihadın en faziletlisi, zalim bir hükümdarın yani idarecinin yanında adalet(i ifade eden) söz söylemektir.

İbn Kesir – Peygamberler Tarihi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here