Mikail’in torunları Tuğrul ve Çağrı beyler bunları yaşarken, ailenin büyüğü Arslan Yabgu, yeğenlerinden bağımsız hareket ediyordu. Karahanlı hanedanı mensuplarının Maveraünnehr’deki iktidar mücadelelerine dahil olan Arslan Yabgu’nun gün geçtikçe askeri gücünü artırması, Gazneli Mahmud ile Karahanlı hükümdarı Yusuf Kadır Han’ın dikkatini çekti. İleride kendileri için tehlikeli bir güç olmasından endişe ettikleri Arslan Yabgu’yu etkisiz hale getirmek hususunda anlaştılar.

Taraflar arasında gerçekleşen mutabakata göre, Horasan ve Harezm Gaznelilerin kontrolünde olacak, Şark ülkeleri Karahanlılara verilecek ve Ceyhun Nehri iki devlet arasında doğal sınır kabul edilecekti. Ayrıca Buhara civarında hüküm süren Karahanlı Ali Tegin’in hakimiyetine son verilecek, gün geçtikçe tehlikeli olmaya başlayan Selçuklular da Horasan’a nakledilecekti. Gazneli Mahmud, antlaşma hükümlerine göre kendi payına düşeni yaptı. Semerkand’ta huzuruna çağırdığı Arslan Yabgu ile oğlu Kutalmış’ı hile ile yakalattı. Arslan Yabgu’ya bağlı Türkmenlerden yaklaşık 4 bin çadırlık halkı aynı yıl içerisinde Horasan’a nakletti.

1028 yılına gelindiğinde Gazneli Mahmud, yerli halkın şikayeti üzerine Arslan Yabgu’ya bağlı bu Türkmenler üzerine ordu sevk etti. Çeşitli bölgelere dağılan bu Türkmenlerin bir kısmı da bu baskından sonra Azerbaycan üzerinden Anadolu’ya geldi. Diğer taraftan babasıyla birlikte tutsak alınan Arslan Yabgu’nun oğlu Kutalmış bir yolunu bulup kaçarken, babası da Hindistan’daki Kalincar Kalesi’nde hapsedildi ve 1032 yılında orada vefat etti.

Sorularla Selçuklu Tarihi – Büyük Selçuklular

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here