Marco Polo’nun betimlemelerinden esinlenmiş roman cümleleri bunlar. Tarihi gerçekliğinin olduğunu düşünmüyorum ben. Alamut Kalesi, öyle içinden ırmakların aktığı, yemyeşil vadilerin bulunduğu bir yer falan değildi. Harem hakkında hiçbir bilgisi olmayan Batılı seyyahların, Osmanlı haremini tasvirlerine benziyor biraz. Batı, Doğu’yu belki de Binbir Gece Masalları’nın etkisiyle hep egzotik, gizemli bir kültür olarak tasvir ediyor. Sanki bu haşhaş kullanımı ve cennet tasvirleri de biraz böyle gibi.

Marco Polo’nun seyahat ettiği dönemdeki, karşılaşması muhtemel İsmaililer ile Hasan Sabbah devrindeki İsmaililer arasında bir hayli fark vardı. Yorumlar, uygulamalar, davet metotları hepsinden önemlisi de davaları değişmişti. Artık o eski ideolojisi kaybolmuştu. Bazı marjinal İsmaili grupları parayla suikast işler hale gelmişlerdi. İcap ettiğinde kendi ideolojilerinin tamamen karşısındaki insanlarla bile bir ittifak yapmaktan çekinmiyorlardı.

Türklerin Serüveni – Haşim Şahin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code