Dtarihi Aşıkpazede'ye göre Yavuz daha Trabzon'da vali iken bir gün aniden İran'a gider. Kendisi bir derviş  kılığındadır. Bulunduğu handa satranç oyunu ile kısa zamanda isim yapar. Şah İsmail de güzel santranç bilmektedir. Yavuz'un iyi santranç bildiği şahın kulağına gidince, - Dtarihi

Aşıkpazede’ye göre Yavuz daha Trabzon’da vali iken bir gün aniden İran’a gider. Kendisi bir derviş  kılığındadır. Bulunduğu handa satranç oyunu ile kısa zamanda isim yapar. Şah İsmail de güzel santranç bilmektedir. Yavuz’un iyi santranç bildiği şahın kulağına gidince,

Paylaş

Loading

Aşıkpazede’ye göre Yavuz daha Trabzon’da vali iken bir gün aniden İran’a gider. Kendisi bir derviş  kılığındadır. Bulunduğu handa satranç oyunu ile kısa zamanda isim yapar. Şah İsmail de güzel santranç bilmektedir.

Yavuz’un iyi santranç bildiği şahın kulağına gidince, huzura getirilerek bir oyunda şahla oynaması istenir. Yavuz, ilk el şaha hürmetten mağlup olur. Bundan sonra şaha hiç el vermeden oyunu bitirir. Bu mağlubiyete dayanamayan Şah İsmail, elinin tersi ile Yavuz’un kıllı göğsüne bir darbe indirip:

”Bre derbeder aşık. Hiç şahlar mat edilir mi? Edebin yok imiş” der ve Yavuz’a bir kese içinde bin altın verir. Yavuz şahı selamlayıp dışarı çıkar. Saray avlusuna gelince, kimseye göstermeden bin altını binek taşının altına koyar. Aradan yıllar geçer, Çaldıran’da galip gelen Yavuz, büyük bir merasimle Tebriz’e gelince yanında balyemez Osman Ağa’ya:

”Osman Ağa. Şu şahın bindiği binek taşının altında bin altın durur. Onu elimle koymuşumdur, al senin olsun helaldir” der.


Paylaş
About the Author

Leave a Reply

*

x