Süheyli der ki: ” Hz Lut’un hanımının adı, ”Valihe” idi.

Hz Nuh’un hanımının adı ise ”Valiğe’‘ idi.

Melekler Hz Lut’a; Allah’ın her şüpheci haine örnek yaptığı bu haddi aşmış, azgınlaşmış, lanetlenmiş ve birbirlerine benzeyen kafirlerin helak edileceklerini müjdeleyerek şöyle dediler:

”Haberin olsun, va’d olundukları azabın zamanı sabah vaktidir. Sabah da yakın değilmi?” (Hud 11/81). Hz Lut, aile fertleriyle birlikte- bunlar, onun iki kızından ibaret idi- (geceleyin) yola çıktığında, onlardan hiçbir erkek onun peşine takılmadı. Hanımının da onlarla beraber yola çıktığını söyleyenler olmuşsa da, doğrusunu Allah daha iyi bilir.

Denilir ki: Hz Lut’un hanımı,kendi kafir kavmiyle beraber geride kalmıştı. Kocası Lut ve kızlarıyla beraber şehirden çıktığı, ancak çığlığı ve şehrin düşüşünü duyduğunda, geri dönüp kavmine doğru gittiği, öteden beri Rabbinin buyruğuna muhalefet ettiği, azabın indiğini görünce de ‘Vay benim kavmimin başına gelenler!’ diye feryad ettiği, bu esnada üzerine gökten bir taş düşerek kendisini öldürdüğü ve kavminin akıbetine uğrattığı da anlatılır. Çünkü o da, o ahlaksızların dini üzerine idi. Ayrıca Hz Lut’un evinde konukları olduğunu onlara haber veren bir casustu. Nitekim Yüce Allah konuyla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

”Allah, inkar edenlere, Nuh’un karısı ile Lut’un karısını örnek verdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kulun nikahı altında idiler. Onlara hıyanet ettiler. (Kocaları) Allah’tan gelen hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara: ”Haydi ateşe girenlerle birlikte siz de girin!” denildi. (Tahrim, 66/10)

Peygamberler Tarihi – İbn Kesir

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code