İslam tarihiHz Musa asasını attığı zaman asa kocaman bir yılana...

Hz Musa asasını attığı zaman asa kocaman bir yılana dönüştü. Yılan Firavun’a doğru yönelince tahtından düşüp Hz Musa’ya…

-

Hz Musa, ailesini alıp (Mısır’a gitmek üzere) yola çıktığında Yüce Allah, Kuran-ı Kerim’de sana anlatmış olduğu ateş, asa ve el olayları meydana geldi. Hz Musa, Yüce Allah’a (Mısır’da iken) öldürmüş olduğu kişiden dolayı Firavun’un kavminden çekindiğini ve dilinde bulunan düğümü yani peltekliği şikayet etti. Çünkü Hz Musa’nın dilinde biraz pelteklik vardı. Bu pelteklik, birçok sözü söylemesine engel oluyordu. Bundan dolayı Hz Musa, Rabbinden, kardeşi Harun’la kendisine yardım etmesini istedi. Buna göre Harun, Hz Musa’ya destek olacak ve onun dilinin açık bir şekilde söyleyemediği pek çok şeyi konuşacaktı. Yüce Allah, Hz Musa’nın bu isteğini yerine getirdi ve onun dilindeki peltekliği çözdü. Harun’a da vahyetti. Çünkü Yüce Allah, Harun’a, çıkıp Hz Musa’yı karşılamasını emretti.

Hz Musa asasına dayanıp yürümeye devam etti. Öyle ki sonunda Harun’la karşılaştı. İkisi birlikte Firavun’a gittiler. Uzun bir müddet Firavun’un kapısında, kendilerine izin verilmediği için beklediler. Uzun ve yorucu bir bekleyişten sonra onlara (Firavun’un huzuruna girmeleri için) izin verildi. İkisi, Firavun’a:

-”Biz Rabbinin elçileriyiz.” (Taha 20/47) dediler. Firavun da:

-”Ey Musa! Sizin Rabbiniz kimdir?” (Taha 20749) dedi.

Hz Musa, Firavun’a, Allah’ın sana anlattığını haber verdi. Firavun:

-‘Ne istiyorsunuz?’ dedi ve Musa’ya, öldürülen adamı hatırlattı.

Hz Musa da, Firavun’a (Kur’an’da) işittiğin şekilde mazeret belirtti. Ona:

-‘Ben size Rabbinizden açık bir delil getirdim. Artık İsrail oğullarını benimle birlikte gönder!’ dedi. Firavun bu teklifi kabul etmeyip:

-”Eğer bir mucize getirdiysen ve gerçekten doğru söylüyorsan, onu göster bakalım!” (el-Araf,7/105-106) dedi.

Bunun üzerine Hz Musa asasını yere attı. Bir de ne görsünler, o asa, büyük bir yılan haline dönüşmüş ve hızlıca Firavun’a doğru hareket ediyordu. Firavun bu yılanın kendisine doğru geldiğini görünce, ondan korktu ve tahtından düştü. Bu yılanı kendisinden alıkoyması için Hz Musa’dan yardım istemeye başladı. Hz Musa (onun bu isteğini) yaptı. Sonra Hz Musa elini koynuna koyup çıkarınca bir hastalık yani alaca hastalığı olmaksızın Firavun onu bembeyaz gördü. Sonra elini tekrar koynuna koyunca eli yine ilk renkteki şekline döndü.

Bunun üzerine Firavun, ne yapacağı hususunda çevresinde bulunan ileri gelen kimselerle istişare yaptı. Onlar da, ona:

-”Bunlar iki sihirbaz, sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak ve sizin güzel örnek olan yolunuzu ortadan kaldırmak istiyorlar.” (Taha 20/63) dediler.

İbn Kesir – Peygamberler Tarihi

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Dünya nüfusunun %11’ini öldürmüş olan kimilerine göre lanetli, Allah’ın Belası, Büyük insan katili kimilerine göre mükemmel savaşçı kimdir?

Yediyüz sene kadar önce bir adam, yeryüzünün büyük bir bölümünü zapt etti. Dünyanın yarısına hakim oldu ve insaniyete, kendisinden sonra birçok nesiller boyunca devam...

Hz Adem oğlu Hz Şit’e şu beş şeyi nasihat etti ve bunları oğullarına da söylemesini istedi:

Hz Adem oğlu Hz Şit'e şu beş şeyi nasihat etti ve bunları oğullarına da söylemesini istedi: 1- Oğullarına söyle dünya hayatına aldanmasınlar. Çünkü ben baki...

Cennete girecek en son peygamber

Bir başka Hadis-i Şerif'te şöyle dediği aktarılır: ''Fakirlik, mü'minin dünyada hediyesidir.'' ''En son cennete girecek Peygamber mülkünün büyüklüğünden dolayı Davud bin Süleyman'dır. Cennete en son girecek...

Hz Adem, Allah Teala’ya kör, alacalı ve çeşitli hastalıklı insanları niye yarattın diye sormuş? Allah Teala şöyle buyurmuş:

''Yüce Allah, Hz Adem'i yaratırken cennetlik kimseleri onun göğsünün sağ tarafından çıkardı, cehennemlik kimseleri de göğsünün sol tarafından çıkardı. Hz Adem'in bedeninden çıkarılan bu zürriyeti,...

Yavuz Sultan Selim Mercidabık Savaşında koca Memlük ordusunu 8 saate şöyle perişan etti: Memlük sağ kanadında Şâm nâibüssaltanası Şıbay, sol kanadında Haleb nâibüssaltanası Hayrbay...

Çaldıran'dan günü gününe 2 yıl geçmişti. Bu defa Osmanlı ve Mısır orduları Merc-i Dâbık'da (Ar. Mercü'd-Dâbık — Dâbık Ovası) karşılaştılar. Haleb şehrine pek yakındı....

REKLAM

REKLAM