Onlar, Hz Salih’den; kendilerine getirdiği şeyin doğru ve gerçek olduğunu gösteren bir mucize getirmesini istediler.

”Salih dedi: İşte dişi bir deve! Su içme hakkı  (bir gün) onun, belli bir günün su içme hakkı da sizin! Sakın ona bir kötülükle dokunmayın, yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalayıverir!” (Şuara 155-156)

Müfessirlerin anlattığına göre Semud kavmi, bir gün toplantı  yerlerinde bir araya gelmişlerdi. Allah’ın Resulü Hz Salih, onların yanına vararak  onları Allah’a (kulluk etmeye) davet etmiş  onlara (ilahi azabı) hatırlatmış, onları (sapıklığa düşmekten) sakındırmış, onlara öğüt vermiş ve onları (batıla yanaşmamalarını) emretmişti. Fakat onlar,  Hz Salih’e – karşıdaki bir kayayı işaret ederek-:

-‘Ey Salih! Şu  karşıdaki şu ve şu özelliklere  sahip boylu-postlu,gebe bir  deve çıkarırsan (belki  sana iman ederiz)!’ şeklinde bir şart koşmuşlardı. Hz Salih de, onlara:

-‘Bu şekilde talep ettiğiniz bu isteğinizi tam olarak yerine getirsem, benim getirmiş olduğum  şeylere iman eder ve size tebliğ ettiğim ilahi mesajlar hususunda beni doğrular mısınız?’ dedi. Onlar da:

-‘Evet’ dediler.

Bunun üzerine Hz Salih, bu hususta onlardan söz ve teminat aldı. Sonra namazgahına varıp Yüce Allah’ın  huzurunda nasip edildiği  kadar namaz kıldı, sonra da kavminin  bu isteğinin gerçekleştirilmesi için Yüce Rabbine dua  etti.

Bunun üzerine Allah, oracıktaki kayaya, yarılarak istenilen nitelikte veya  özellikleri belirtilen büyük cüsseli gebe bir deveyi çıkarmasını emretti. (Kaya da bu ilahi emri hemen yerine getirip de) devenin istedikleri şekilde ortaya çıktığını müşahade ettiklerinde büyük bir iş, dehşetli bir olay, Hz Salih’in doğruluğunu ortaya koyan kesin bir delil, parlak bir hüccet ve göz alıcı bir kudret gördüler. Bunun üzerine onlardan birçoğu iman getirdi. Çokları da küfür ve sapıklık ve inatlarını sürdürdüler.

İşte bu sebepledir ki Yüce Allah ”Semud’a açık bir mucize olarak o dişi deveyi vermiştik de onunla kendilerine zulmetmişlerdi.” (İsra 59) Yani onlar devenin mucize oluşunu  bile bile inkar ettiler. İman edenlerin lideri, Cenda bin Amr bin Muhallat bin Lebid bin  Cevas idi. Bu kişi, Semud kavminin önde gelen büyüklerinden birisi idi. Eşrafın geri kalan kısmı da Allah’ın dinine girmeye yöneldiler. Fakat Züab  bin Amr bin Lebid, putların sahibi Habbab ile Rabab bin Sa’mer bin Cemlis ise onları yeni dine girmekten menettiler.

Cenda bin Amr, amcası oğlu  Şihab bin Halife’yi – bu da eşraftandı- imana davet etti. Fakat (yukarıda adları  geçen) inkarcılar, onu da, Allah’ın dinine girmekten menettiler.

İbn Kesir – Peygamberler Tarihi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code