Dini HikayelerBir gün Hz Hızır İbrahim Bin Edhem Hz.'lerinin sarayına...

Bir gün Hz Hızır İbrahim Bin Edhem Hz.’lerinin sarayına uğrar ve O’na şu nasihatte bulunur:

-

Önceden Belh şehrinin padişahıyken kırk altın kalkanlı asker, tantana ile önünde ve kırkı da ardından giderlerdi.

Bir gece sarayında yatarken, damının üzerinde bir gürültü duydu. ”Nedir?” diye seslendi. ”Deve arıyorum” sadasına ”damda deve bulunur mu?” deyince cevap geldi: ”Ey gafil, Allah’ı atlas döşekler içindemi isterler?” sözünü işitince içine ateş düştü.

Sabaha kadar uyumadı. Müteessir olarak tahta oturdu. Devlet büyükleri ve askerleri gelip el bağladılar, ani olarak heybetli bir zat kapıdan girip tahtın yanına geldi! Kimse bir şey söylemedi. Diller tutuldu. İbrahim: ”Çekil bu saray benimdir, sen deli misin ki buraya geldin” deyince o: ”Kervansaraydır. Senden önce kimindi” dedi. Babamın idi. Daha evvel dedelerimindi.” ”Bunlar ne oldular?” ”Öldüler” cevabına: ”İşte benim dediğim. Kervansaray değil midir ki birisi gelir, birisi gider?” dedi. O zat Hızır (a.s) idi.

İbrahim Bin Edhem bu hali görünce derdi çoğaldı. Hayret içinde ”atları hazırlayın ava gidelim, belki teselli olurum” dedi. Sahraya çıktılar. Ne yaptığını bilemiyordu, gezerken maiyetinden ayrıldı. Giderken ”uyan” diye bir ses işitti. Duymamazlıktan geldi. Yine ”uyan” denildi. Üçüncüde ”ölmeden evvel uyan” sesi geldi.

Bunu işitince hemen dünyadan el çekti. Atını ileri sürdü. Önüne bir geyik çıkıverdi. Birden arzusu geyiği avlamak oldu. Fakat geyik dile gelip ”Ya İbrahim! Hak Teala Hazretleri seni av avlamak için mi getirdi? Başka işin yok mudur?” dedi. Bu sözü düşünürken ”sen avlamak için yaratılmadın” diye bir ses geldi, bu ses onu titretti. Şevki arttı, gözüne melekler göründü. Ağlamaya başladı. O kadar ağladı ki elbisesi ıslandı. Canu gönülden tevbe etti. Böylece giderken kendi adamlarından bir çobana rastladı. Çobanın keçe takkesini ve kepeneğini giydi. Koyunları çobana bağışladı. İbrahim’in bu halini melekler seyrediyorlardı.

”Padişah elbisesini çıkarıp, cennet cemalullah aşkıyla ahiret elbisesini giydi” dediler.

Tezkiretül Evliya – Feridüddin Attar

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Devletin ileri gelenleri, İstanbul’dan dönen Venedik elçisine, Yavuz Sultan Selim’in nasıl birisi olduğunu sordular. Elçi, ezilip büzülerek Yavuz Sultan Selim’i şöyle tarif etti:

Venedik elçisi günlerce bekledikten sonra Cihangir Sultan Yavuz'un huzuruna kabul edildi. Yapılan görüşmenin ardından dışarı çıktı. Elçi, Cihangir Sultan'la görüşmesinin ardından ülkesine döndü. Venedik'teki üst...

Hürrem Sultan kimdir?

Hürrem ismi Farsçadır; sevinçli, şen, neşeli, ferah ve güler yüzlü gibi anlamlar taşır. Kendisinin bugünkü Ukrayna'dan getirildiği ve cariye olarak hareme girdiği dışında çok...

Allah Teala kimi Adn cennetine sokmayacak?

Vehb bin Münebbih şöyle der: ''Allah Teala ''Adn'' cennetini yarattığında ona nazar ederek şöyle buyurmuştur: ''Bütün kibirli olanlara seni haram kılıyorum!'' İmam Gazali - Kalplerin Keşfi

Karısını fırına atan münafık

Cimri bir münafık, karısına hiçbir kimseye sadaka vermeyeceğine dair yemin ettirmiş. Bir gün bir dilenci kapıya gelip: ''Allah rızası için bana bir şey verin!''...

Orhan Gazi bir gün gönül huzuru içinde otururken, ”Denizi geçmek ve o ülkelerin kafirlerini de imana davet etmek gerekir.” diye içine bir düşünce düştü....

Orhan Gazi bir gün gönül huzuru içinde otururken, ''Denizi geçmek ve o ülkelerin kafirlerini de imana davet etmek gerekir.'' diye içine bir düşünce düştü....

REKLAM

REKLAM