PAYLAŞ

Sonra geçip Arz-ı mukaddese gittiler. Orada, içinde zorba bir kavmin yaşamakta olduğu bir şehir buldular. Buranın insanları ahlaksızdılar. Anlatıldığına göre orada, müthiş irilikte meyveler yetişirmiş. İsrailoğulları:

-”Ey Musa, dediler. Orada bir kavim var, hepsi zorba!” (el Maide, 5/22). Onlarla başa çıkamayız. Orada bulundukları müddetçe biz o şehre girmeyiz. ”Şayet çıkarlarsa, şüphesiz biz de gireriz!” (el Maide, 5/22) dediler. ”Onların o korktukları kimselerden Allah’ın kendilerine lütufta bulunduğu iki kişi” (el-Maide, 5,23):

-‘(Hadisin ravisi Yezid’e: ‘Bu ayeti bu şekilde mi okudu?’ diye soruldu. O da: ‘Evet, (bu iki adam,) o zorbalardan idiler…!’ dedi. Bu iki adam, Musa’ya iman ettik ve onun yanına çıkıp geldik (demişlerdi).

-‘Biz kendi kavmimizi daha iyi biliyoruz. Sizler, onların bedenlerinin iriliğinden ve sayılarının çokluğundan korkuyorsunuz. Fakat onlar, yüreksiz ve güçsüzdürler. Kapıdan üzerlerine girin. Girdiğiniz takdirde siz onları yenersiniz!’ dediler.

Bunlar böyle dedikten sonra Hz Musa’nın adamları arasına katıldılar. Bu iki kişinin, Hz Musa’nın kavminden oldukları söylenir. Hz Musa’nın adamları olan İsrailoğulları’ndan korkan kimseler:

-”Ey Musa! Onlar orada bulundukça, biz oraya asla giremeyiz. Haydi sen Rabbinle git ve ikiniz birlikte savaşın! Biz burada otururuz!” (el-Maide, 5/24) dediler.

Onlar böyle diyerek Hz Musa’yı kızdırdılar. Hz Musa da onlara beddua etti ve onları ”fasıklar” olarak adlandırdı. Daha önceleri günah işleyip kötülük yaptıklarında onlara beddua etmemişti. Fakat o günde kızgınlığı üst seviyeye geldiği için onlara beddua etti. Yüce Allah da onun bedduasını kabul etti. Hz Musa gibi, Allah da onları ”fasıklar” olarak adlandırdı. Orayı onlara kırk yıl süreyle yasakladı. Yeryüzünde şaşkın vaziyette dolaşıyorlardı. Her sabah uyandıklarında durdukları yerin kendileri için kalınacak bir yer olmadığını görüyorlardı. Sonra çölde bir bulut onları gölgelendirdi. Üzerlerine gökten kudret helvası ve bıldırcın indirildi.Giysileri eskimiyor ve kirlenmiyordu. Bulundukları yerin meydanlığında , dört köşeli bir taş görüldü. Hz Musa, asasıyla ona vurunca taştan on iki pınar su fışkırmaya başladı. Her bir tarafında üç göze vardı. İsrailoğulları’nın on iki boyundan her biri, hangi gözden su içeceğini anladı. Her nereye giderlerse gitsinler, o taşı bir önceki yerinde görüyorlardı.”

İbn Kesir – Peygamberler Tarihi


PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here