Abdullah bin Abbas’ın şöyle dediğini nakletmiştir:

”Karun, Hz Musa’nın amcasının oğlu idi.” 

Katade dedi ki: Tevrat’ı güzel okuduğundan dolayı Karun’a ”münevvir” deniliyordu. Fakat o Allah’ın düşmanı münafık oldu. Nitekim Samiri de, münafık olmuştu. İşte malının çokluğundan dolayı kapıldığı azgınlığı onu helak etti.

Yüce Allah, Karun’un hazinelerinin çok fazla olduğunu, hatta hazinelerinin anahtarlarını bile kuvvetli erkeklerden oluşan bir topluluğun taşımasının zor olduğunu zikretmiştir. Denildiğine göre bu anahtarlar, deriden yapılmış olup altmış katırın üzerinde taşınıyordu. Yine de Allah bunun doğrusunu daha iyi bilir.

Karun’un kavminden nasihat edici bazı kimseler, ona öğüt verip:

”-Böbürlenme!” (el-Kasas 28/76) Yani sana verilenlerden dolayı şımarma ve başkalarına karşı böbürlenme. ”Çünkü Allah böbürlenenleri sevmez! Allah’ın sana verdiklerinde ahiret yurdunu ara…” (el-Kasas, 28/76-77) dediler. Onlar (şöyle) d(emek ist)iyorlar: Senin himmetin bütünüyle Allah’ın ahiret yurdunda vereceği sevabı etmeye yönelik olsun. Çünkü bu, daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Bununla birlikte ”Ama dünyadan da payını unutma.” (el-Kasas, 28/77). Yani dünyadan da Allah’ın sana helal kıldığı şeyleri malınla elde edebilirsin. Nefsin için helal ve güzel olan lezzetli şeylerden yararlanabilirsin. ”Allah sana nasıl iyilikte bulunduysa, sen de iyilikte bulun!” (el-Kasas, 28/77). Yani sen de, Allah’ın yaratmış olduğu kimselere, onların yaratıcıları ve var edicileri sana iyilikte bulunduğu gibi ihsanda bulun. ”Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışma.” (el-Kasas, 28/77). Yani Allah’ın yaratmış olduğu kimselere kötülük etme ve onların arasında fesat çıkarma. Çünkü böyle yaparsan, onlar hakkında emrolunduğun şeyin zıddını yapmış olursun. Böylelikle onları yaratan Allah seni cezalandırır ve sana bağışladığını senden çekip geri alır. ”Çünkü Allah bozguncuları sevmez!” (el-Kasas, 28/77).

Karun’un, bu açık ve doğru nasihatlere cevabı ancak şu oldu: ”Bu (servet) bana, bendeki bilgiden dolayı verilmiştir.” (el-Kasas, 28/78). Yani benim, sizin söylediklerinizi yapmaya ve ileri sürdüğünüz görüşlerinize uygun davranmaya ihtiyacım yoktur. Çünkü Allah bunları bana, bunlara hak kazandığım ve ehil olduğum için vermiştir.

Yüce Allah şöyle buyurdu: ”(Karun bir gün), süsü içinde kavminin karşısına çıktı.” (el-Kasas, 28/79).

Tefsircilerin çoğunun anlattığına göre Karun, giysilerden, bineklerden, hizmetçilerden ve yakın çevresinden oluşan büyük bir ihtişam ve debdebe içinde kavminin karşısına çıkmıştı. Dünyanın süsüne değer veren kimseler, Karun’u böyle görünce, kendilerinin de Karun gibi (servet sahibi) olmalarını temenni ettiler, onun üzerinde bulunduğu haline ve ona ait olacak şeylere gıpta ettiler. (Dünyaya tamah etmeyen) doğru görüş sahibi akıllı ve zahid alim kimseler, onların bu sözlerini işitince onlara şöyle dediler:

‘Yazıklar olsun size! İnanan ve iyi iş yapan kimse nazarında Allah’ın vereceği ücret daha hayırlıdır.” (el-Kasas,28/80). 

Yüce Allah devamla şöyle buyurdu: ‘‘Sonunda, onu da sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık, Allah’a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Kendi kendini de kurtaramadı.” (el-Kasas,28/81).

İbn Kesir – Peygamberler Tarihi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code