PAYLAŞ

Birkaç sene evvel sinemalarda gösterime giren ”Truva” filmini çoğunuz hatırlayacaksınız. Senaryosu Homeros’un İlyada’sından esinlenerek yazılan bu filmde, Greklerin zalim kralı Agamemnon, karşı sahilin hükümdarı Truva Kralı Priam’ın oğulları Hektor ve Paris’i ağırlamaktadır. Agamemnon’un güzeller güzeli karısı Helen bu ziyarette gönlünü Paris’e kaptıracak ve ikisi kaçarak Truva’ya sığınacaklardır. Agamemnon öcünü almak için büyük bir ordu toplayacak gemilere bindirdiği askerleri ile Yunanistan tarafından Çanakkale’ye gelerek Truva’ya saldıracaktır. Bu son derece muhkem şehir, devasa kale surları ile çevrilidir ve buraya girmek hiç de kolay değildir. Ayrıca Truva Kralı Priam’ın büyük oğlu Hektor önemli bir kahramandır. Bileğini bükmek, değil bir kişi, bir orduyla bile zor görünmektedir. Agamemnon, başarı elde edebilmek için Achilles’in yanlarında savaşa girmesi gerektiğini bilmektedir ve efsanevi kahraman Achilles’i savaşa sokmak için elinden gelen her yola başvuracaktır.

İşte sorumuzda adı geçen Achilles, bu kişidir. Homeros’un destanına göre annesi Thetis, su tanrıçasıdır. Thetis, gelecekte dünyaya getireceği çocuğun bütün tanrılardan daha güçlü olacağını öğrenen diğer tanrılar tarafından, bir ölümlü ile evlenmeye zorlanır ve Peleus ile evlenir. Bu izdivaçtan Achilles dünyaya gelir. Annesi oğluna kimsenin zarar vermemesi için onu kutsal ölümsüzlük nehri Styx’da yıkama kararı alır. Ancak bir ölümsüz olarak kendisinin bu suya dokunmaması gerekmektedir. Achilles’in topuklarından birinin arka kısmından tutarak küçük bebeği suya daldırır.

Böylece Achilles ölümsüz hale gelir. Yalnız tek bir zaafı vardır. Annesi onu suya daldırırken kendi eli değmesin diye ayak topuklarından birinin arkasından tutmuş ve böylece topuk bağı suyun dışında kalmıştır. Geleceğin bu büyük kahramanı ancak buradan alacağı bir darbe ile öldürülebilecektir.

Agamemnon araya soktuğu adamlar vasıtası ile Achilles’i kendi tarafında savaşmaya girmeye ikna eder. Çarpışmanın ilk döneminde Hektor’un başarıları Agamemnon’un bütün direncini kırar. Ancak Achilles’in araya girmesi ile her şey değişir. Hektor ile yaptıkları birebir mücadeleyi Achilles kazanır.

Homeros İlyada’da bu durumu anlatırken hadiselerin içine birçok efsane katmış ve tanrısal güçleri de Hektor ve Achilles taraftarı olarak anlatmıştır. Nihayetinde kadının fendi erkeği yendi mukabilinden bir durum olur ve Tanrıça Hera, kocası Zeus’u ikna ederek onun Hektor yerine Achilles’i desteklemesini sağlar. Homeros, Hektor’un öldürülmesini, ölümsüz güçlerin Achilles’un tarafına geçmesine bağlamaktadır. Achilles, öldürdüğü Hektor’un cesedini atlı arabasının arkasına bağlayarak ve defalarca Truva şehri surlarının etrafında dolandırarak Truvalıların gözünü korkutmaya çalışır. O gece Truva Kralı Priam gizlice şehirden çıkarak Achilles’in çadırına gelir ve af dileyerek Hektor’un cesedini ister.

Achilles cesedi teslim eder. Bu başarıya rağmen Grek orduları Truva’ya giremezler. Bunun üzerine bir oyun kurgulanır. Agamemnon birlikleri, sahte bir geri çekilme planı gerçekleştirirler. Fakat kıyıda tahta bir at heykeli bırakırlar. Truvalılar bu atın tanrılara adanmış bir hediye olduğunu, dışarıda bırakılmasının uygun olmayacağını düşünürler ve heykeli içeri alırlar. Aslında bu bir tuzaktır ve atın içerisine Agamemnon ‘un en seçme askerleri saklanmıştır. Bu askerler gece olduğunda at heykelinin içinden çıkarak sur kapılarını pusuda bekleyen kendi ordularına açarlar.

Agamemnon’un askerleri şehirde büyük bir yağmaya başlarlar. Paris, Helen ile kaçarken Achilles ile karşılaşır. Çok iyi ok atan Paris, Achilles’i tek zayıf yeri olan topuğunun üzerindeki bağ yerinden vurur. Büyük Kahraman Achilles orada ölür. Efsanede geçen bu zayıf noktaya, vücudunun en kalın ve en sağlam tendonu olan bu topuk bağına, geleceğin tıp dünyasında ”Achilles (Aşil) Tendonu” ismi verilir.

Tarih Tıbbı Konuşturdu – Talha Uğurluel


PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here