Orhan Gazi’nin yiğit oğlu Alperen Süleyman Şah ve arkadaşları 1353 yılının esrarlı bir gecesinde Çanakkale Boğazı’ndan karşıya, Rumeli’ne, Avrupa’ya geçti. Bu ilk geçiş Türk tarihinin seyrini değiştirecek, Balkan yolu Osmanlılara açılacaktır.

Süleyman Paşa Çimpe, Ayalsilün ve Gelibolu kalelerini fethederek kuzeydoğuya ilerledi. Bolayır, Şarköy, Keşan, Malkara ve Tekirdağ’ı ele geçirdi.

Orhan Gazi’nin veliahtı Süleyman Paşa, bir av sırasında atından düşerek ağır yaralanıp şehit olunca, Gelibolu’nun Bolayır köyünde toprağa verildi. Alplik geleneğine uyularak atı da yanına gömüldü.

Süleyman Şah’ın 40 yiğidi, Alpereni, Trakya içlerinde Edirne’ye doğru yola devam ettiler. Engel, dur-durak bilmiyorlardı. Gönüllerindeki hak aşkı, güzellikleri uzağa, daha uzağa ulaştırma sevdası yanıyordu.

Bu kırk yiğit, cenge ara verdikçe, devamlı savaşa hazır olmak için, birbirleriyle güreş tutuyorlardı. Çünkü güreşi, hem harbe hazırlık hem de bir ibadet olarak kabul ediyorlardı.

Kırk Alperen Edirne yakınlarına gelmişlerdi. Yine güreşe tutuşmuşlardı. Otuz sekizi güreşini ayırmıştı. Ama iki yiğit hala güreşmeye devam ediyorlardı. Pes etmeyi harpten harpten kaçmak gibi gördüklerinden güreşe devam ettiler. Ama ikisi de bu yükü daha fazla kaldıramadı. Ruhları şimşek çakar gibi bedenlerini terk etti. Şehit olmuşlardı.

İki Alperen’i kara toprağın bağrına saklayan yiğitler, yollarına, cenklerine devam ettiler. Aylar sonra kırktan geri kalanlar, iki şehirde mekan olan toprağa geldiklerinde şehitliklerin hemen ucunda kırk pınarın fışkırdığı, çağlaya çağlaya aktığını gördüler. Buraya ”Kırklar Pınarı” dediler. Zaman içinde söylene söylene ”Kırkpınar” oldu.

1361 yılında Edirne fethedildikten sonra iki şehidin hatırına güreşler yapılmaya başlandı. Böylece ”Kırk Pınar Güreşleri” doğmuş oldu.

Türk İslam geleneğinde kutsal sayılar vardır. ”Kırk” sayısı da, kıyamete kadar her zaman mevcut bulunacak, iyiliklerin, güzelliklerin insanlarına ulaşmasına vesile olan Kırklar diye anılan evliya topluluğuna işaret etmektedir. Evliya, nefsin azgınlığından kurtulmuş, Yüce Yaratan’a yakın insan demektir.

Tarihi Efsaneler ve Sırlar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code