İslam tarihiMünafık Samiri Cebrail (as)'ın bastığı topraktan bir avuç almıştı....

Münafık Samiri Cebrail (as)’ın bastığı topraktan bir avuç almıştı. Bununla bir Böğüren Buzağı heykeli yaptı. Hz Musa bunu duyunca öfkeyle şunları yaptı:

-

Samiri, İsrailoğullarına komşu olan ve ineğe tapan bir kavimdendi. İsrailoğulları’ndan değildi. Hz Musa ile İsrailoğulları Mısır’dan yola çıktıklarında o da onlarla birlikte yola çıkmıştı. Samiri için Cebrail’in izini görmesi takdir olunmuştu. O da Cebrail’in izinden bir avuç toprak almıştı. Bu sırada Hz Harun’un yanından geçtiğinde Hz Harun ona:

-‘Ey Samiri! Elinde olan şeyi atmaz mısın?’ dedi.

Fakat Samiri, bu toprağı elinde tutmuş ve bu yolculuk boyunca toprağı görmemişti. Samiri:

-‘Bu toprak parçası, sizi denizden geçiren elçinin yani Cebrail’in (atının bastığı toprağın) izinden aldığım bir avuç topraktır. Ben bunu hiçbir sebepten dolayı asla atmam. Ben bunu attığım zaman benim istediğim şeyin gerçekleşmesi için Allah’a dua edersen (o zaman bu istediğin) olur! dedi.

Bunun üzerine Samiri, elindeki toprak parçasını attı. Hz Harun da (isteğinin gerçekleşmesi için) ona dua etti. Samiri:

-‘Ben bunun bir buzağı olmasını istiyorum!‘ dedi.

Derken (kazılan) çukurda bulunan eşyalar, süs eşyaları, bakır ve demir ne varsa hepsi toplanıp içi boş, ruhu olmayan ve böğüren bir buzağı oldu.

Abdullah İbn Abbas dedi ki: Hayır, Allah’a yemin ederim ki, onun hiçbir sesi yoktu. Rüzgar onun makatından giriyor, ağzından çıkıyordu. İşte o (böğürme) sesi, bundan kaynaklanıyordu.

(Bu olay üzerine) İsrailoğulları birkaç gruba ayrıldılar. Bir grup:

-‘Ey Samiri! Bu nedir? Sen bunu (bizden) daha iyi bilirsin?’ dedi. Samiri de, onlara:

-‘Bu sizin rabbinizdir. Musa ancak yolunu şaşırdı!’ dedi. Diğer bir grup ise:

-‘Musa bize geri dönene kadar bunu yalanlamayız. Eğer bu, gerçekten bizim rabbimiz ise biz onu gördüğümüzde onu zayi etmemiş ve onun hakkında aciz kalmamış oluruz. Eğer bu, bizim rabbimiz değilse o zaman Musa’nın sözüne uyarız!” dedi. Başka bir grup ise:

-‘Bu şeytanın işidir. O bizim rabbimiz değildir. Biz ona iman etmiyoruz ve onu tasdik etmiyoruz!’ dedi.

Bir diğer grup ise Samiri’nin buzağı hakkında söylediklerinin doğru olduğunu içlerinden kabul etmelerine rağmen, onu yalanlamamayı ilan ettiler. Bu üzerine Hz Harun, onlara:

-”Ey kavmim! Siz bu buzağı heykeliyle sınanmaktasınız. Sizin Rabbiniz, ancak Rahman olan Allah’tır.” (Taha 20/90) dedi. Yani bu değildir.

-‘O zaman neden Musa bize otuz gün vaat etti. Sonra da bu vaadini yerine getirmedi? İşte kırk gün geçti!‘ dediler. Onların beyinsizleri de:

-‘Herhalde Musa, Rabbini şaşırdı da onu arıyor!’ dediler.

Yüce Allah, Hz Musa ile konuşup ona söyleyeceği şeyleri söyleyince, kendisinin ardından kavminin karşılaştıkları durumları da ona anlatı. ”Bunun üzerine Musa çok kızgın ve üzgün olarak kavmine döndü.” (Taha 20/60) Ve onlara Kuran’da işitmiş olduğunuz şeyleri söyledi. ”Kardeşi Harun’u başından tutarak kendine doğru çekmeye başladı.” (Araf 7/150). Öfkesinden dolayı elindeki Tevrat levhalarını yere attı. Sonra Hz Harun’un mazeretini kabul edip onun için Allah’tan bağışlanma diledi.Sonra Samiri’nin yanına gidip ona:

-‘Bunu yapmaya seni sevk eden şey nedir?’ diye sordu. Samiri:

”Böyle yapmayı nefsim bana güzel gösterdi!” dedi (Taha 20/96)

Hz Musa da:

(Mûsâ) şöyle dedi: “Haydi git! Artık hayatın boyunca sana düşen ‘Bana dokunmak yok!’ demekten ibarettir. Ve bil ki asla kaçıp kurtulamayacağın bir hesap günü de seni beklemektedir. Şimdi şu tapıp durmakta olduğun tanrına bir bak; biz onu iyice yakacağız sonra da un ufak edip denize savuracağız!” (Taha 97) dedi. Yani ilah olsaydı biz ona bunu yapamazdık.

İbn Kesir – Peygamberler Tarihi

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Akşemseddin de ara sıra Fatih’i ziyarete gelirdi. Fatih, Akşemseddin huzura girince kalkar, onu ayakta karşılardı. Sadrazam Mahmut Paşa: ”-Devletli Sultanım, siz Akşemseddin’i ziyarete...

Fatih, Akşemseddin'i çok sever, ona fazlaca hürmet ederdi. Sık sık Akşemseddin'i ziyaret eder, her gelişinde Akşemseddin ayağa bile kalkmazdı. Akşemseddin de ara sıra Fatih'i...

Hz Musa ve İsrailoğulları Mısır’dan çıktıkları zaman yolu şaşırdılar ve bir türlü yolu bulamadılar. Nihayet Hz Yusuf’un vasiyeti akıllarına geldi. Hz Yusuf şöyle demişti:

İsrail oğulları, Mısırdan çıktıkları zaman, yolu, şaşırdılar.Üzerlerine, gecenin karanlığı da, çöktü.Birbirlerine:"Nedir bu hal?" diye sormağa başladılar.Yaşlı Bilginleri:"Yûsuf Aleyhisselâm, vefat edeceği sırada, kendisinin kemiklerini,yanımızda taşımadıkça,...

İsrailoğullarından üç kişi vardı. Birinde alaca hastalığı bulunuyordu, biri kel, biri de kördü. Allah (c.c.) onları imtihan etmek ve kendi durumlarını kendilerine bildirmek için...

İsrailoğullarından üç kişi vardı. Birinde alaca hastalığı bulunuyordu, biri kel, biri de kördü. Allah (c.c.) onları imtihan etmek ve kendi durumlarını kendilerine bildirmek için...

Aziz Mahmud Hüdayi Hz.’leri içi bataklık olan bir çukura düşer ve birisi Hızır (a.s.) olduğunu kurtaracağını söyler. Zor durumda bulunmasına rağmen Hüdayi’nin tavrı dikkat...

Hüdayi'nin az zamanda eğitimini tamamlamış olması arkadaşlarının bazılarında çekememezliğe yol açar. Üftade durumun farkındadır. Onlara bir ders vermek ister: Mevsim kıştır. Hep birlikte yemek yenmektedir,...

Tuğrul Bey’in Son Sözleri – Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey, 1063’de 70 yaşında Rey şehrinde öldü. Ölümünden önce söylediği sözler ilgi çekicidir:

Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey,1063’de 70 yaşında Rey şehrinde öldü.Ölümünden önce söylediği sözler ilgi çekicidir: _”Benim durumum bir koyuna benziyor.Yününü kırpmak için ayakları bağlandığı zaman boynunun...

REKLAM

REKLAM