Haçlı seferleri 1096 yılından 1270 yılına kadar aralıklarla sürmüştür. 1187 yılında Selahaddin Eyyubi, Latinlerin Kudüs hakimiyetine son vermiş, Hristiyan dünyasında efsaneleştirilen Tapınakçılar Latin Krallığı düşünce sorgulanmaya başlanmıştır. 1291 yılında büyük hezimet yaşadıkları Akka mağlubiyetiyle kutsal topraklarda etkileri iyice azalınca, güç odaklarını Avrupa’ya kaydırmışlardır. Merkezleri bir süre Kıbrısta’ki Limasol olmuştur.

Fransa Kralı Güzel Philippe, Tapınak Şövalyeleri’nden borç almış onlardan kurtulmak istemektedir. Sonunda borcunu ödemek yerine Tapınakçıları öldürmeyi tercih etmiştir. 13 Ekim 1307’de ustaca kurguladığı bir komployla Tapınakçıların büyük bir bölümünü sarayında vereceği ziyafete davet etmiş ve böylece onları bir araya getirip topluca tutuklamayı başarmıştır.

Aralarında Büyük Üstat Jacques de Molay’ın da bulunduğu bir grup Tapınakçı, ağır işkencelere maruz kalmış ve kendilerine atfedilen suçlardan büyük bölümünü kabule zorlanmıştır. Zira uğradıkları işkenceler hafife alınacak gibi değildir. Et ve tırnaklarının arasına çivi çakma, dişlerinin sökülmesi, huni ile boğulana kadar gırtlaklarından su boca edilmesi, kurşun dolu torbalarla kemiklerinin kırılması gibi insan bedeninin dayanamayacağı ağır işkencelerden geçirilmişlerdir. Tapınakçılara yöneltilen suçlamalar arasında, birbirlerini kalçalarından öpmeleri, eşcinsel ilişkide bulunmaları da vardır. Özellikle eşcinsellik suçlamaları için Tapınakçıların kendi mühürleri delil gösterilmiştir. Daha önce de aktardığımız gibi, mühürde aynı at üstünde arka arkaya oturmuş iki şövalye resmedilmiştir.

Tapınakçılar arasında en ağır cezayı gerektiren suçlamalar haça tükürmeleri ve Bafomet adlı bir puta tapmalarıdır. Tapınakçıların taptığı ileri sürülen Bafomett adlı putun aslında ”Mahomet” yani ”Muhammed” sözcüğünden geldiği ve gerçekte Hz Muhammed’e taptıkları için suçlandıkları da iddia edilmiştir. Burada, ”Neden peygamberimize taptıklarından dolayı suçlanıyorlar da Müslüman olup Allah’a inanmakla suçlanmıyorlar?” diye düşünülebilir. Fakat bu tam anlamıyla Ortaçağ’da Batı’nın cehaletinin göstergesidir. Çünkü Batı, o zamanlar Müslümanların Hz Muhammed’e taptıklarını sanıyordu.

Suçlamaların bazılarını ağır işenceler altında kabul eden Tapınakçılar, 1310-1314 yılları arasında kazıklara bağlanıp, büyük bir ateşin içine atılarak yakılıp öldürüldüler. Böylece Fransa kralı da borçlarından kurtulmuş oldu.

Ayasofya’nın Gizli Tarihi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here