Emrettim ki, vezirler dört özelliğe sahip olan kişilerden olmaları lazımdır.

Birincisi, akıl ve feraset; ikincisi, asalet ve nesil temizliği; üçüncüsü, sipahi ve raiyeye hoş muamele etmek; dördüncüsü, barışçı ve sabırlı olmak.

Buna misal; Melikşah Selçuki, öz veziri Nizamü’l-Mülk’ü vezirlikten azletti. Oysa  o iyi özelliklere baştan ayağa sahip bir kişiydi. Onun yerine nesli alçak, kötü birisini vezir tayin etti. Bunun uğursuzluğundan dolayı onun devleti gerileyip, saltanat yapısı bozulmaya başladı. Buna benzer, Abbasilerin en sonuncusu Halife Mu’tasım, İbn Alkami adında hasedci, kinci, kötü birisini kendine vezir yapmıştı. Gönlünde halifeye karşı beslediği düşmanlığı icabı münafıklık yaparak Cengiz torunu Hulagu’yla anlaştı.

Onu Bağdat’a getirince, Halife’yi yakalayıp ölümünü emretti. Kötü vezirin uğursuzluğundan tüm Bağdat halkı helak oldu. Böyle olunca, temiz nesilli, asil kişilerden, seçerek vezir tayin edilmeli. Asilden kötülük gelmez. Bed asil vefa kılmaz.

Hangi vezirin nefsi bozuk olup, kötü yollarla memleket işlerini yürütürse; çok geçmeden öyle saltanattan bereket, iyilik gider. İş bilen, akıllı vezirler yerine göre yumuşaklık veya sertlikle iş bitirirler.

Tüzükat-ı Timur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code