Yavuz İran’ı yere serdikten, Mısır ve Arabistan’ı Osmanlı Devletine katıp hazinesini altın ile ağzına kadar doldurduktan sonra bir gün Sadrazam Piri Mehmet Paşa’ya:

”-Piri Lalam, Allah’ın izni yardımıyla Mısır’ı Arabistan’ı aldık. Hadim-ül Haremeyn unvanına kavuştuk. Şimdiye kadar her ne tarafa gittiysek başarıyla döndük. Hazinemizi ağzına kadar altın ile doldurduk. Şimdiden sonra bu devlet yıkılır mı?”

Piri Mehmet Paşa:

”-Devletli padişahım bu hal ile bu devlet yıkılmaz. Lakin benim devletli Hünkarım, zamanla şu üç şey bu devlete arız olursa yıkılması muhakkaktır.”

”-Bire Piri bu nasıl söz? Benim hazinemde para mı yoktur. Mert ve kahraman kullarım ve askerlerim mi eksiktir, cephanem, silahım mı yoktur. Atım, katırım, devem mi noksandır. O üç şey nedir ki, bu cihana hükmeden imparatorluğumu yıksın?”

”-Devletli padişahım izin verirseniz bu üç şeyi anlatayım. Allah size ömür versin. Bu üç şey sizin zamanınızda bir şey yapmaz. Siz kuvvetlisiniz. Her şeyiniz mükemmeldir. Lakin sizden sonra gelecek olan ahfadınız ve çocuklarınız zamanında:

Sadrazamlık, şu ya da bu sebeple bir cahil ahmağa verilirse,

Rüşvet kapısı açılır, her türlü melanet akçeye bulanır, bu kapıdan içeri girer, makamlar ehliyetsizlere verilirse,

Hükümetin yüksek makamlarında oturanlar, hanımların istekleriyle iş yaparlarsa, o zaman bu devlet yıkılır” demiştir.

Yavuz Sultan Selim: ”Bunu yapanlardan Allah bizi korusun” diyerek susmuştur.

Tarihimizden Altın Damlalar – Muammer Yılmaz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code