Gerçekten Hz Musa, ailesine oradan bir haber getirdi hem de ne haber?!.. Ateşin yanında hidayet/yol gösterici buldu, hem de ne hidayet/yol gösterici?!.. Ondan bir (ilahi) nur/ışık aldı, hem de ne nur?!…

”Oraya gelince, o kutsal yerdeki vadinin sağ kıyısındaki ağaçtan kendisine şöyle seslenildi: ‘Ey Musa! Ben, kuşkusuz alemlerin Rabbi olan Allah’ım!” (el-Kasas, 28/30).

Yüce Allah Neml süresinde ise bununla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

”Oraya varınca şöyle seslenildi: ‘Ateşin bulunduğu yerde ve çevresinde olan kimseler mübarek kılınmıştır! Alemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden uzaktır!” (Neml, 27,8). Yani dilediğini yapan ve dilediği hükmü veren Allah, her türlü noksanlıktan münezzehtir.

”Ey Musa, gerçek şu ki mutlak üstün, tam hikmet sahibi olan Allah benim!” (Neml, 27,9)

Yüce Allah, Taha süresinde ise konuyla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

”Ateşin yanına varınca kendisine şöyle seslenildi: ‘Ey Musa! Ben, evet ben senin Rabbinim! Pabuçlarını çıkar! Çünkü sen Kutsal Vadi’de, Tuva’dasın. Ve ben seni seçtim, şimdi vahyolunanı dinle. Gerçekten ben, evet ben Allah’ım. Benden başka hiçbir ilah yoktur. Bana kulluk et, beni anmak için namaz kıl! Çünkü kıyamet saati mutlaka gelecektir. Onun vaktini gizli tutuyorum ki, herkes yaptığı şeyin karşılığını bulsun! Sakın kıyamete inanmayıp, heva ve hevesine uyan kimse seni, ona iman etmekten alıkoymasın; sonra helak olursun!” (Taha, 20/11-16

İbn Kesir – Peygamberler Tarihi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code