Hafız İbn Asakir de ”Tarih-i Dımeşk” adlı eserinde İkinci Zülkarneyn’e; el Makedoni (Makedonyalı) el-Yunani (Yunanistanlı) el-Misri (Mısırlı) şeklinde lakaplar) nispet etmiştir.

Bu zat, (Mısır’daki) İskendiriye şehrinin kurucusudur. Rumlar/Bizanslılar onun zamanını esas alarak tarih koymuşlardır.

Bu zat, ilk İskender’den çok uzun zaman sonra doğmuştur. Yani Hz İsa’nın doğumundan yaklaşık 300 yıl kadar önce doğmuştur. Filozof Aristoles, onun veziridir. Söz konusu bu İskender, Dara bin Dara’yı öldürmüş, Fars hükümdarını hakimiyeti altına almış ve onların memleketlerine sahip olmuştur.

Bu hususa dikkat çektik. Çünkü insanların çoğu, bu ikisinin aynı kişi olduğunu zannetmektedirler.

Oysa ilk ”İskender”, iman etmiş salih bir kul olup adaletli bir hükümdardı. Veziri de, Hızır idi. O,bir nebi idi. Nitekim bunu daha önce ifade etmiştik.

İkinci İskender’e gelince o müşrikti. Veziri de, bir filozoftu. İkisinin arasında, 2000 seneden fazla bir süre vardı. İkisi arasında hiç bir benzerlik ve seviye birliği yoktur. Yanlız işlerin iç yüzünü bilmeyen bazı kimseler, bunların ikisinin aynı şahıs olduğunu söylerler. Oysa Kuran’da: ”Bir de sana Zülkarneyn’den soruyorlar.” denilmesinin sebebi şudur: Kureyşliler, Rusulullah’ın bilgisini ölçmek ve onu imtihan etmek için Yahudilere bazı şeyler sordular. Yahudiler de, Kureyşliler’e:

”Muhammed’e, yeryüzünü baştan sona dolaşan adamın (yani Zülkarneyn’in) kim olduğunu ve memleketlerinden çıkıp (fakat nerede oldukları ve ne) yaptıkları da bilmeyen gençlerin (yani Ashab-ı Kehf’in) kimler olduklarını sorun” dediler.

Bunun üzerine Yüce Allah, Ashabı Kehf’in ve Zülkarneyn’in kıssasını bildiren ayetleri indirdi.

İbn Kesir – Peygamberler Tarihi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code