Yazar: admin

Malda üç afet vardır; biri helalinden kazanmamaktır. Helalinden kazanırsa diğer afet nedir? Hakkı olmayan yere sarfetmektir! Hakkı olan yere sarfedilirse diğer afet nedir? Bu takdirde de malı korumak ve geliştirmek kendisini Allah’ın zikrinden alıkoyar! İmam Gazali – Cimrilik ve Cömertlik

Read More

Hz Peygamber zamanında biri öldürüldü. Bir kadın onun için ağlarken Ey şehid! diye bağırdı. Bunun üzerine Hz Peygamber şöyle dedi: -Onun şehid olduğunu nereden biliyorsun? O, kendisini ilgilendirmeyen konularda konuşur veya önemsiz birşeyi vermekte cimrilik yapardı. Ebu Ya’la, Beyhaki

Read More

Bu ayetlerin bağlamı; Havva’nın yaratılışının, ”Ey Adem! Sen ve eşin (Havva) birlikte cennette oturun” (Bakara 35) buyruğundan dolayı Adem’in Cennet’e girmesinden önce gerçekleştiğini göstermektedir. İshak İbn Yesar, gerçeğin böyle olduğunu açıkça söylemiştir. Nitekim ayetlerin açık anlamı da bunu ifade etmektedir. Süddi ise Abdullah İbn Abbas, Abdullah İbn Mesud ile bir grup sahabenin şöyle dediğini nakleder: ”İblis, Cennet’ten çıkarıldı. Adem ise, Cennet’e yerleştirildi. Adem orada yanlız başına dolaşıyordu. Kendisiyle huzura kavuşacağı bir eşi yoktu.Uyandığında, baş ucunda oturmakta olan bir kadın vardı. Allah bu kadını onun kaburga kemiğinden yaratmıştı. Adem, ona: -‘Sen nesin?’ diye sordu. O da: -‘Kadın!’ dedi. Adem: -‘Niçin yaratıldın?’ dedi. O da: -‘Benimle huzura…

Read More

Papa İnnosan ölünce yerine Altıncı Aleksandr Borcia geçti. Yeni Papa ahlaksızlıkta diğerlerinden aşağı kalmayan bir canlı idi. Rakiplerini Tofana suyu denilen bir zehirle birer ikişer ortadan kaldırıp papalık mevkiine yükselmişti. Kızı Lukressia Borcia ise, İtalya’nın en en güzel kadını olması yanında, en ahlaksız kadını idi. Papa Aleksadr bu sırada Sultan Bayezid’e bir elçi gönderip yılda 40 bin altın verilmekte devam edildiği müddetçe Cem’in muhafaza edilebileceğini, lakin birden 300 bin altın verildiği takdirde vücudunun ortadan kaldıralacağını bildirdi. Sultan Bayezit ise, yeni Papa’ya gönderdiği mektupta hem cülusunu tebrik ediyor, hem de 300 bin Duka altın göndereceğini bildiriyordu. Fransa Kralı 8. Şarl aniden…

Read More

Kaynakların rivayetine göre, Aşıklar Sultanı’nın rahatsızlığı büyük üşütmeden ileri gelmişti. Aynı zamanda dayanılmaz bir harareti vardı. Hararetini gidermek için elini su dolu kazana batırıp yüzüne, göğsüne sürdüğü belirtilir. Hastalığı duyulduğu ve hasta yattığı sürece, Konya’nın bilginleri, kumandanları, ileri gelenleri her gün kendisini yokluyor, teselli edecek sözler söylüyorlardı. Bunlardan en ilginci Sadreddin Konevi ile görüşmeleri idi. Bu görüşmeyi ve ikili arasındaki konuşmaları, Ahmet Eflaki şöyle anlatır: ”Bir gün Şeyh Sadreddin, dervişleriyle birlikte Mevlana’nın iyadetine (hasta yoklaması) gelmişti. Son derece ilgi gösterdi, çok üzgündü. Hüdavendiğar Hazretlerine: ”-Tanrı, yakın zamanda şifa versin, dedi. Hastalık hali, ahiretteki mertebenin yükselmesine sebep olur. İnşallah az zamanda…

Read More

Sultan Beyazıd-i Veli, şehzadesi Birinci Selim’i Trabzon’dan getirttiğinde ona Çubuklu Bahçe denen yerde kızıp kızılcık çubuğu ile sekiz defa vurmuştur. Bayezid’i Veli’nin oğluna sekiz defa vurması onun sekiz sene padişahlık yapacağına delalettir demişlerdir. Sonrasında padişah oğluna öğüt vermeye başlamış: ”Oğlum! Elem çekme, Hakk’ı çok zikret, sonrasında hilafet meydanı senin olacaktır. Al bu dayak yediğin çubuğu dik. Sekiz yıl meyvesini yiyesin.” demiş. Şehzade Selim ise sekiz değnek yedikten sonra çubuğu babasından alıp: ”Ya Rabbi, bu kuru ağaç meyve versin, o meyvesini bu dünyaya meşhur eyle” diyerek dikmiş ve kuru çubuk çok geçmeden yeşerip meyve vermeye başlamıştır. ”Çubuklu Bahçe” olarak anılan yerin…

Read More

Yavuz Sultan Selim’in musahibi olan Hasan Can bir kış gecesi sabah namazına müteakip hünkarının yanına gider. Yavuz kendisine bu gece hangi rüyayı gördüğünü sorunca o da hiçbir rüya görmediğini söyler. Yavuz ısrarlı bir şekilde, böylesi uzun kış gecelerinin rüyasız geçmeyeceğini ve gördüğü rüyayı kendisine anlatmasını ister. Hasan Can ”Vallahi rüya görmedim.” diyerek yemin edince Yavuz: ”Acayip…” diyerek garipser. Kısa bir müddet sonra Yavuz, Hasan Can’ı mütedeyyin bir yapıda olan Kapıağası Hasan Ağa’ya gönderip bir ihtiyacının olup olmadığını öğrenmesini ister. Hasan Can, Kapıağası Hasan Ağa’nın yanına varır ve selamını verir. Hasan Ağa mahzun ve düşünceli bir halde durmaktadır. Bu halini gören…

Read More

Hazreti Hasan’ın bir özelliği çok evlenir, boşanırdı. Aldığı her kadın ise Hasan’ı çok sevip, aşık olurdu. Fakat Cade binti Eş’as boşanmaktan çok korkup, kin tuttu. Muaviye’nin oğlu Yezit, babasının Hz Hasan’ı halef göstermesi üzerine Cade’ye, Şam’dan zehir ile, ”Seni ben alacağım, tepeden tırnağa kadar mal, süs eşyası içine koyacağım” haberini gönderdi. Cade aldandı ve Hasan’ı iki defa zehirledi ise de Hasan kurtuldu. Bu hıyanet, Hz Hasan’ı Musul’a sevk etti. Musul’da iken kör taklidi yapan biri, Hasan’a çarpar, elindeki bastonla ayağını yaralar. Bastonun ucu zehirlidir. Peygamberimizin aziz torunu dayanılmaz acılar içinde kıvranmaya başlar. Fakat ilahi inayet yine imdadına yetişir ve kurtulur.…

Read More

Birinci Murat, son nefesini vermeden önce başı ucunda diz çökmüş olarak duran oğlu Yıldırım Bayezit’e bir vasiyet niteliğinde şu sözleri söylemişti: ”Din ve devlet uğrunda cihat ve gazadan geri kalmayasın. Milletinden ve mazlumlardan adaletini, düşmanlarının üzerinden gazabını eksik etme.” Birinci Murat’ın iç organları, Kosova sahrasında, şimdi ”Meşhed-i Hüdavendigar” diye anılan ve son yıllarda onarılmış bulunan bir mezara gömüldü. Cenazesi ise Bursa’ya götürülüp Çekirge’deki türbesine defnolundu. Tarihimizde İz Bırakanlar Son Nefeslerinde Neler Dediler? – Muammer Yılmaz

Read More

Hicretin kırkıncı yılında, Ramazan ayının on dokuzunda Hz Ali’ye suikast yapıldı, ağır yaralandı. Allah’ın Aslanı durumunun gittikçe ağırlaştığını hissediyordu. Devamlı olarak Kelime-i tevhid ile ayet-i kerimeler okuyordu. Bir ara yanına oğulları Hz Hasan ve Hz Hüseyin’i çağırdı. Onlara son nefesinde şu şekilde nasihatte bulundu: ”Evlatlarım sizlere Allah’a karşı mütteki (dayanma, dayanışma) olmanızı vasiyet ederim. Kaybettiğiniz bir şey için de asla ağlamayın. Daima doğru söyleyin ve yetimlere acıyın. Ahiret için iyi ameller işleyerek sıkıntıya düşenlerin imdadına koşun. Zalimin hasmı olup mazluma daima yardım edin. Allah’ın kitabı ile amel edin ve Allah yolunda olmaktan sizi hiç bir şey alıkoymasın…” Bu nasihatlarden sonra…

Read More

57 yaşındaki Sultan’ın son nefesini vermeden son sözleri ve emri şu oldu: ”Kapımın önündeki devlet bayrağını kaldırıp onun yerine aynı direğe kefenimi bayrak edinin. Ayrıca, bu garip ve hazin bir iş için memur ettiğim bayraktar da avazı (sesi) çıktığı kadar haykırarak şu hakikati ilan etsin: Ey ahali Sultan Selahattin’in dünya saltanatından ve dünyadaki fetihlerinde ahirete götüreceği işte bu kefenden ibarettir. Bakın ve ibret alın…” Tarihimizde İz Bırakanlar Son Nefeslerinde Neler Dediler?

Read More

Sultan 1. Ahmed rüyasında Avusturya kralı ile bir güreş tutar ancak sırt üstü yere düşer. Padişah irkilerek uyanır. Sabah padişah, alim ve rüya tabircilerini huzura çağırtıp rüyayı tabir etmelerini istese de yapılan tabirlerden tatmin olmayıp rüyayı bir de Üsküdar’da oturan dönemin alimi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerin’nin yorumlamasını ister. Bir mektup yazıp rüyayı anlatır ve rüyanın tabirini talep eder. Mektubu götüren ulak kapıyı çalar. Ulak tek bir söz dahi etmeden Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri ulağın elinden mektubu alıp kendi elindeki mektubu verir ve mektupta padişahın rüyasının tabiri olduğunu söyler. Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri, Allahu Teala’nın insan vücudunda sırtı, cansız varlıklarda ise…

Read More

Sultan 3. Murad  1595 yılının hemen başında hastalandı. Bir gün Topkapı Sarayı’nın sahilinde yer alan İncili Köşk’e geçmişti. Burada sazendeler ve hanendeler toplanmıştı. Onlardan ”Hastayım, ey ecel bu gece bekle canım al” şarkısını icra etmelerini emretti. O esnada Mısır’dan gelen iki gemi, adet olduğu üzere attıkları toplarla sarayı selamladı. Atılan topların etkisiyle İncili Köşk zelzele olmuş misali zangır zangır titremeye başladı. Padişahın hemen önünde oturduğu pencerenin camı kırıldı duvarların süslerle bezeli sıvaları döküldü. Daha evvel defalarca kocaman donanmanın selam atışlarında hiçbir şey olmazken böyle bir vakıanın zuhuru padişah tarafından da kötüye yoruldu ve gayet düşünceli bir eda ile: ”Bizim bu köşke son defa…

Read More

Orhan Gazi bir gün gönül huzuru içinde otururken, ”Denizi geçmek ve o ülkelerin kafirlerini de imana davet etmek gerekir.” diye içine bir düşünce düştü. Bu düşünce içindeyken büyük oğlu Süleyman Paşa babasının eşiğini öperek geldi, izin isteyip içeri girdi. Babası gönlünde her ne varsa tekrarladı, Süleyman Paşa yeri öperek: ”Şayet padişah kuluna emredip bu savaşın mertebesine beni layık görürse ilan ediniz, Allah’ın izni ve yardımıyla, ve babamın hükümdarlık himmetiyle o önemli işte ülkeler fethetmenin gereği olduğu üzere kolayca gerçekleşecektir.” demiştir. Şükrüllah Efendi, Behcetüt’t Teravih

Read More

Sultan 2. Abdülhamid tahta çıktıktan sonra arzusuna muhalif bir durum olsa da Rusya’yı ve çarını avutarak onu hüsn-i idare etmek siyasetini benimsedi. Bir de şöyle bir keşf ve takip eder oldu. Padişah bu hususta şöyle diyordu: ”Balkan milletleriyle biz uğraşamayız. Çünkü onlara inanamayız ve onlardan hayır bekleyemeyiz. Ne yapar eder birleşirler, başımıza çorap örerler. Yapacağımız tek şey aralarındaki rekabeti körüklemek, kendimizi selamette tutmaktır. Şimdi Bulgaristan lafzi olarak bizdedir, bize tabidir. O hain Romanya uzak kalmıştır. Karadeniz’deki sahillerimiz geniştir, kara sularımız uzundur. Komşumuz Rusya ile burun burunayız. Dalgalarımız birbirine giriyor, karışıyor. Fakat onlar büyüktür, biz küçüğüz. Hüsn-i idareden başka çözüm yoktur,…

Read More

Moğollar her zamanki gibi süvari kıtasını birimlere ayırdılar, Han’ın bir oğlunun kumandası altında yeniden düzenlediler ve tekrar saldırıya geçtiler. Sağlarındaki Moğollar yüksek ve yalçın dağ silsilesinin teşkil ettiği engeller tarafından durdurulmuşlardı. Celaleddin, Emir Malik tarafından kumanda edilen sağ kanadı müdafaa etmek için savaş hattının bu noktasından taburlar ayırdı. Daha sonra, ordusunun merkezini kuvvetlendirmek için dağı savunan kuvvetlerden birkaç süvari bölüğü aldı. Bir anda her şeyi gözü almaya karar vermiş bir halde ordusunun seçme efradıyla beraber doğruca Moğolların merkezinde Han’ı bulmak için sancağa doğru kendisine yol açarak hücum etti. Fakat ihtiyar Moğol artık orada değildi. Atı ölmüş ve kendisi başka bir…

Read More

Fetihlerin ne kadar geniş bir alana yayıldığını göstermek için ziyarete gelen elçileri birbiri ardından huzuruna çağırdı. Üç oğluna şu nasihatte bulundu: ”Aranızda kavga çıkmasına meydan vermeyiniz Ögeday’e kati suretle sadık olunuz. Ondan sonra kurultayda bir ay devam eden bayram yapıldı ve meclise beklenen iki davetli daha katıldı: Polonya sınırından Cuci’yi getiren Subitay.” Cengiz Han, Orhon tarafından batı memleketlerinde yapılan fetihleri kendisine anlatması için her gün Subitay’ı yanına çağırırmış. Cengiz Han – Harold Lamb

Read More

Hz Adem’in haline bir bak da ibret al: Cenab-ı  Hak, onu kudret eliyle yarattı, Melekleri kendisine secde ettirdi ve onların omuzları üzerinde Cennete gönderip yerleştirdi. Sonra bir günah işlemesi yüzünden, başından keramet tacını, boynundan Cennet ziynetlerini söküp aldı ve kendisini Cennetinden sürdü. Hz Adem bu günahından dolayı yeryüzünde 200 yıl ağlayıp tevbe etti ve affedilmesi için Allah’a yalvardı. Ancak bundan sonra büyük Allah, merhamet etti, tevbesini kabul ederek affetti. Hz Adem Peygamber olduğu halde işlediği bir günah yüzünden bu hale düşer ve ancak, yıllarca yalvarmadan sonra affedilirse, türlü günahlar işleyip tevbe etmeyenlerin halleri nice olur? İmam Gazali – Abidler Yolu…

Read More

Nitekim Cenab-ı Hak, Davud (a.s) a vahiy yolu ile faydalı ilmi öğren emrini verdiğinde, Hz Davud: ”Ya Rabbi! Faydalı ilim hangisidir?” diye sordu. Cenab-ı Hak da cevaben: ”Benim ululuğumu, bütün eksiklerden münezzeh olduğumu, her şeyde ve kainatın her zerresinde kudret ve irademin kemalini bildiren ilimdir. Bu ilim, seni, bana yaklaştırır” buyurmuştur. İmam Gazali – Abidler Yolu Sayfa 46

Read More

Yine bir gün Hz Peygamber: ”Ben Miraç gecesinde cehenneme uğradım, halkına baktım ve çoğunun fakir olduğunu gördüm.” buyurduklarında sahabe: ”Ya Resulallah, maldan mı fakirdiler?” sorusuna: ”Hayır, ilimden fakirlerdi” cevabını verdiler. Bu hadis-i şeriflerden anlıyoruz ki ilim, ibadetten daha üstün ve daha faziletlidir. Lakin her alimin ilmiyle amel etmesi vaciptir. Yoksa onun ilmi boşa gider. Çünkü ilim bir ağaçsa, ibadet de onun meyvesidir. Gerçi asıl ağaçtır ve meyve şerefi ona aittir. İmam Gazali – Abidler Yolu Sayfa 35

Read More

To understand the new smart watched and other pro devices of recent focus, we should look to Silicon Valley and the quantified movement of the latest generation. Apple’s Watch records exercise, tracks our moves throughout the day, assesses the amount of time we are stood up and reminds us to get up and move around if we have been sat for too long – let’s not forget Tim Cook’s “sitting is the new factor” line. Diana saves Steve Trevor who has crashed on Themyscira. He warns her of the great war, World War I, raging across the globe. Wonder Woman…

Read More