- ABDULKADİR GEYLANİ SÖZLERİ
- Altın Detay
- Altın Detay
- Altınlar
- AMP
- Ana Sayfa
- Ana sayfa – dtarihi.com
- Anasayfa – mobile
- ATTİLA SÖZLERİ
- Ayarlar
- Beğendiklerim
- Buy Adspace
- Canlı Borsa
- Canlı Tv
- Canlı Tv 2
- Checkout
- Checkout
- Deneme Page
- Döviz Detay
- Döviz Detay
- Dövizler
- dtarihi.com
- dtarihi.com
- Eczane
- Favori İçeriklerim
- Gazeteler
- Genel Ayarlar
- Get In Touch
- Get In Touch
- Giriş
- Günlük Burç Yorumları
- HACI BEKTAŞ-İ VELİ SÖZLERİ
- Hakkımızda
- Hava Durumu
- Hava Durumu
- Hava Durumu 2
- Header4
- Hesabım
- Hisse Detay
- Hisse Detay
- Hisseler
- Home
- Homepage
- Homepage
- HZ MUHAMMED (S.A.V.) SÖZLERİ
- İletişim
- Kayıt Ol
- Kripto Paralar
- Kriptopara Detay
- Kriptopara Detay
- Künye
- Login/Register
- Login/Register
- MEVLANA SÖZLERİ
- My account
- My account
- Namaz Vakitleri
- Namaz Vakitleri
- nnbil
- Nöbetçi Eczaneler
- Nöbetçi Eczaneler
- Our Authors
- Our Authors
- Parite Detay
- Parite Detay
- Pariteler
- Profili Düzenle
- Puan Durumları
- Puan Durumu
- SADİ ŞİRAZİ SÖZLERİ
- Sample Page
- Şifremi Unuttum
- Şifremi Unuttum
- Şifremi Yenile
- Sinema
- Sinema Detay
- Son Dakika
- Takip Ettiklerim
- Takipçilerim
- Typography Elements
- Typography Elements
- Üye Giriş
- Üye Kayıt
- Üye Onay
- Yayın Akışları
- Yayın Akışları 2
- Yayınlar
- Yazarlar
- Yazarlar
- Yazdığım Haberler
- Yazı Düzenle
- Yazı Gönder
- Yazılarım
- Yol Durumu
- Yol Durumu 2
- Yorumlarım
- Yorumlarım
Subscribe to Updates
Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.
What's Hot
Yazar: admin
*Kral Tutankamon’un cenazesinin ağırlığı, kullanılan ölüm maskı, mumyalanmış beden, üç tabut ve taş lahitler 1,36 ton ağaç, altın, değerli taştan (ve Tut’un kendisinden) oluşmaktadır! *Birçok mumyanın kilo sorunu yoktur. Sargılar çıkarıldıktan sonra yaklaşık 2-3 kilo ağırlığında kalırlar. *11. Hanedanlık döneminde yaşamış Ipy adında bir erkek, mezarına koyulduğunda, bedenini mumyalamak için kullanılmış atık sıvılar ve tozlarla dolu 76 kavanozun yanına gömülmüştü. *Bulunan mumyalardan biri, üç tenis kortunu kaplamaya yetecek uzunlukta 845 metrekare bezle sarılmıştı. *Birçok mumya çoktan toza dönmüş ya da yok edilmiş olsa da 500 milyon kadar mumya hala bulunmamış mezarlar ve gömü yerlerinde bozulmadan durmaktadır (bu sadece Mısır’dakilerdir). Eski…
Hz Muhammed (sav) kazılan toprağın hendek dışına taşınması işinde çalışmaktadır. Görgü tanığı bir arkadaşı O’nu (sav) şöyle anlatır:
Mekkeli düşmanları yanlarına aldıkları bazı çöl kabileleriyle birlikte onbin kişilik bir ordu düzüp, Medine üzerine yürürler. Savaşçı müslümanların sayısı ancak üçbin kişidir. Şehirde kalıp, savunma savaşı yapmaya karar verirler. Medine’nin etrafına büyük bir hendek kazılmaya başlanır. Hz Muhammed kazılan toprağın hendek dışına taşınması işinde çalışmaktadır. Görgü tanığı bir arkadaşının anlatımıyla toz-toprak O’nun göğüs ve karın derisini örtmüş durumdadır. Üç gün süren Hendek kazımının en zor tarafı aynı günlerde bütün şiddetiyle devam eden açlık ve kıtlıktır. Arkadaşları, çalışırken, açlıktan düşüp bayılmamak için karınlarına taş bağlamışlardır. Bir ara karşısına dizilirler. Ahirette kendilerinin bu fedakarlıklarına şahitlik etmesini isterler… Ve elbiselerini sıyırıp, taşları gösterirler.…
Sanki bunlar Mısırlıların büyüye inanmalarına yetmezmiş gibi, bir de her gün güneş doğudan doğup batıdan batarken başka bir mucizeye daha tanıklık etmekteydiler. Bu da aslında bir tekneyle gökyüzüne seyahat eden güneş tanrı (aynı zamanda tanrıların kralı) Amon Ra idi. Mısırlıların kutsanmış olduklarına inanmalarına şaşırmamak gerekir. Tanrıları hoşnut et ve güzel hayat sürüp gitsin! Kızdıklarında da elbette felaketin gelmesi gecikmeyecekti! Firavun, güneşin bir sonraki gün yeniden doğması için, halkı adına tanrı Ra’ya her gün adaklar adardı. Bir hükümdaran ve yaşayan bir tanrı olan firavun mutlak güce sahipti. Ma’at’ı (düzen) koruyarak evrene uyumu getirmek onun göreviydi. Bu tek bir kişi için ağır…
1- Yapılar: Sakkara’daki Step Piramidi dünyanın ilk büyük taş yapısıydı. Giza’deki Büyük Piramit şaşırtıcı şekilde, her biri 2,5 ton ağırlığında olan 2.300.000 taş bloktan yapılmıştı. 2- Yazı: Mısırlılar kullandıkları yazıyı MÖ 3000 dolayında buldular. Hiyeroglifler, duvar oymaları ve resimleri için kullandıkları kutsal simgelerden oluşuyordu. Resim yazısı, parşömenlere yazı yazmak için kullanılan daha basit bir teknikti. 3- Matematik: Matematik konusundaki büyük yetenekleri, harika yapı ustaları olmalarına yardım etmiştir. Büyük Piramit, mükemmel bir kareden sadece yüzde 0,05 bir sapma göstermektedir. 4- Astronomi: Mısırlılar bir yılda 365 gün olduğunu bulmuşlardı. Kraliçe Hatşepsut’un veziri, yani en önemli resmi görevli Senenmut tarafından yapılan yıldız haritası…
Bizans imparatoru Gürcü kralını serbest bıraktırmak için Tuğrul Bey’e elçi gönderdi ve esir Liparet’in serbest bırakılması için ne kadar para istediğini sordu. Tuğrul Bey şu cevabı verdi:
Tuğrul Bey, Büyük Selçuklu tahtına geçince Anadolu’nun fethine, kuvvetli bir ordunun başında Kutalmış Beyi gönderdi. Bizanslılar, Gürcü Kralı Liparit’i yardıma çağırdılar. Türkler, Erzurum’u aldıktan sonra Bizans ve Gürcü ordularını sardılar. Güneş batarken Pasinler Ovasında başlayan kanlı savaş, ay ve meşalelerin ışığında sabaha kadar sürdü. Bizans ordusu perişan oldu, Gürcü kralı da esir edildi. Bizans imparatoru Gürcü kralını serbest bıraktırmak için Tuğrul Bey’e elçi gönderdi ve esir Liparet’in serbest bırakılması için ne kadar para istediğini sordu. Tuğrul Bey şu cevabı verdi: ”Ben tüccar değilim. Bir kral para karşılığı bırakılmaz. Kendisini serbest bırakıyorum. Memleketine gitsin, eğer gördüğü alicenaplığı unutursa ve şahsını para…
Yine bir gün akın esnasında, Mihaloğlu Ali Bey düşmana esir düşer; idam edilmeden önce düşman komutanı sorar: ”-Senin ataların Hristiyan ve ünlü bir hisarın Tekfuru idi. Avrupa’da büyük bir şöhretin var. Eğer bize gelirsen…
Bora olup esen, arslan olup kükreyen ve ufuklarda yarışan serhat beylerimizden biri de Mihal oğullarıdır. İkinci Bayezit devrinde Macaristan’ın altını üstüne getirmişlerdir. Yine bir gün akın esnasında, Mihaloğlu Ali Bey düşmana esir düşer; idam edilmeden önce düşman komutanı sorar: ”-Senin ataların Hristiyan ve ünlü bir hisarın Tekfuru idi. Avrupa’da büyük bir şöhretin var. Eğer bize gelirsen, bizimle beraber olursan, sana bir sancak verir, ordularımızın birine de kumandan tayin ederiz. Hayatının sonuna kadar refah içinde yaşarsın.” Mihaloğlu Ali Bey’in cevabı şamar gibidir: ”-Atalarım Hristiyan olabilir. Fakat biz birkaç yıl önce göbek Müslüman olduk. Türk olarak doğmadık, ama, Türk ve Müslüman olarak…
Bu sürüp giden kavgadan bıkan Bayezit, anlaşmak üzere Cem’e adam gönderdiyse de Cem, memleketin ikiye bölünmesinde ve Anadolu kısmının kendisinde kalmasında ısrar ediyordu. Müzakereler uzayınca Cem Anadolu’nun bir kısmı ile yetinmeyi kabul etti ise de Sultan Bayezit: ”Memleket iki damadı kabul etmeyecek namuslu bir gelindir. Beyhude uğraşmayın ve temiz eteğinizi Müslüman kanına daha fazla bulaştırmayın. Şerefinizle yurdu terk edip Kudüs’e yerleşirseniz, şimdiye kadar olan geliriniz devlet hazinesinden ödenecektir.” Teklifinde bulundu ise de bir kere saltanat lezzeti tatmış olan Cem tarafından bir kez daha reddedilince müzakereler kesildi. Tarihimizde İz Bırakanlar Son Nefeslerinde Neler Dediler
Timur, artık savaşacağı Müslüman devlet kalmayınca, uzun müddet düşünüp hazırlığını yaptığı Çin seferine çıkmadan önce bilgin ve din adamlarını çadırına topladıktan sonra Allah’a şöyle dua etti:
Timur, artık savaşacağı Müslüman devlet kalmayınca, uzun müddet düşünüp hazırlığını yaptığı Çin seferine çıkmadan önce bilgin ve din adamlarını çadırına topladıktan sonra Allah’a şöyle dua etti: ”Yüce Tanrı insan aklının erişemediği tek Tanrı. Ben ki zavallı bir yaratığım. Senin sonsuz yapıtların yanında bir hiç olan kendi hizmetlerim için sana ne kadar gönül borcum olsa azdır. Hiçten beni yarattın. Düşkünken beni yücelttin, küçük soyumu dünyaya egemen kıldın. Savaşlarda kazandığım zaferler ve fethettiğim bütün ülkeler hep senin yapıtın. Çünkü ben zavallı bir tutsak yaratığım. Eğer benden gücünü ve şefkatini esirgeseydin, hiçbir şey yapamazdım. Barışta bana huzur ve neşe veriyorsun, savaşta zaferin benim…
Selahattin Kudüs’ün 1096 yılında Haçlıların eline geçmesini ve 70 bin Müslüman’ın kılıçtan geçirilip, kafalarından kuleler yapılmasını bir türlü içine sindiremiyordu. Şarkın sevgili Sultanı, Kudüs’te tüyler ürpertici katliam yapan Haçlı sürülerinin önünde yıkılmaz bir set gibi durdu. Tek düşüncesi Kudüs’ü almaktı. Bu husustaki sözleri kalpleri daha da yakıyordu: ”Kudüs işgal altında iken ben nasıl gülebilirim. Allah Resulü’nün Miraç’a çıktığı, yıllarca Müslümanlara kıblegah olmuş üçüncü harem, düşmanın elinde iken ben nasıl olur da gülebilirim; sevinebilirim, istediğim gibi yemek yiyebilirim ve hele gözüme uyku girebilir?” Bu gönül adamı etraftaki Müslüman devletçikleri bir araya getirerek, Haçlılarla savaşa başladı ve onları Hittin’de yenerek, 2 Ekim…
HZ ALİ’YE yenilmek üzereyken MUAVİYE hile yaparak Kuran sayfalarını mızrakların ucuna takar bunu gören HZ ALİ şöyle yapar:
Şam valiliği yapan Ebu Süfyan’ın oğlu Muaviye liderlik davası gütmeye başlamıştı. Daha önce Hz Osman’ın katilleri bulma konusunda Cemel Savaşı’nda karşı karşıya getirilen İslam toplumu bu kez Sıffın Savaşı’nda yine karşı karşıya gelecekti. Muaviye’nin birlikleri Hz Ali karşısında tam yenilecekken mızrakları uçlarına taktıkları Kur’an sayfaları ile hem kendilerini korumuşlar hem de biz de Müslümanız sinyali vermişlerdi. Müslüman kanı dökülmesin diye düşünülen hakem olayı da meseleyi çözememişti, hatta yarayı daha da derinleştirdi. Haricilerin kendilerince buldukları çözüm üç lidere suikast gerçekleştirmek şeklindeydi. Hz Ali, Muaviye ve Hakem olayını kurgulayan Amr İbn-i As öldürülmeliydi. Üçüne aynı sabah düzenlenen suikast sadece Hz Ali’de amacına…
18 Ağustos 1227 tarihinde 60 yaşındayken vefat eden Cengiz Han’ın neden öldüğü, günümüzde hala bilinmemektedir. Rivayetlere göre bacağına saplanan bir ok, attan düşmesi ya da o dönemlerde yayılan bir hastalık Cengiz’in ölümüne neden olmuştur. Vasiyeti üzerine atlarla mezarının üstünden defalarca geçildi. Bunun yanında mezarının yerini bilen herkes öldürüldü. (Cenazesine katılan 2 bin misafir dahil) Rivayete göre mezarı Burhan Haldun Dağı’nın eteklerindedir. Cengiz Han – Elif Eda Özdamla
Cengiz Han’ın ordularının, o zamanki dünya nüfusunun %11’ini, yani 40 milyon insanı öldürdüğü kabul edilmektedir. Cengiz Han – Elif Eda Özdamla
Hasan el-Basri ile Muhammed bin İshak dedi ki: ”O hükümdarın adı, Davud bin Nura idi.Bu hükümdar, Hz İsa’nın öldürülmesini ve çarmıha gerilmesini emretti. Bunun üzerine Hz İsa’yı Kudüs’teki bir evde kuşattılar. Bu olay,
Yüce Allah (bu ayeti kerimelerde) Hz İsa’yı -kesin olan sahih görüşe göre- uykuda vefat ettirdikten sonra göğe yükselttiğini ve ayrıca ona eziyet etmek isteyen ve o zamandaki kafir hükümdarların yanında Hz İsa’yı kötüleyen Yahudilerden kurtardığını haber vermektedir. Hasan el-Basri ile Muhammed bin İshak dedi ki: ”O hükümdarın adı, Davud bin Nura idi.Bu hükümdar, Hz İsa’nın öldürülmesini ve çarmıha gerilmesini emretti. Bunun üzerine Hz İsa’yı Kudüs’teki bir evde kuşattılar. Bu olay, Cumayı Cumartesiye bağlayan gecenin geç vakitlerinde meydana gelmişti. Onların, eve girme vakti yaklaştığında Hz İsa’nın yanında bulunan arkadaşlarından birine (Allah tarafından) Hz İsa’nın şekli verildi. Bu sırada Hz İsa bu…
Yavuz Sultan Selim Mısır Seferi’ne çıkmadan önce Yeniçeri Ocağı’nı toplayıp Safeviler üzerine gidildiği zaman Çaldıran Seferi’ndeki itaatsizliklerini hatırlatarak onlara şöyle seslenmiştir: ”Ben devletimiz uğruna uykumu rahatımı terk ettim, padişahlığı da bu hizmet için istemiş kabul etmiştim. Bu uğurdadır ki kardeşlerimi ve kardeşlerimin oğullarını feda ettim.” demişti Mısır’ı fethettikten sonra Sadrazam Piri Paşa’ya ise: ”Babasını ve biraderlerini öldürdü diye halk benden nefret etmektedir, bunların devlete hizmet yolunda yapılmış olduklarını artık anlamışlardır.” demiştir. Koçu,a.g.e, s113.
Hz Muhammed (sav) – Hz İsa (as)’ın ve Deccal’in özellikleri nedir? – Abdullah bin Ömer Resulullah’ın bir gün halkın arasında Mesih Deccal’i anlatarak şöyle buyurdu:
Abdullah bin Ömer Resulullah’ın bir gün halkın arasında Mesih Deccal’i anlatarak şöyle buyurdu: Şüphesiz ki Yüce Allah, tek gözlü değildir. Dikkat edin ki, Mesih Deccal, sağ gözü kördür. Sanki onun gözü, salkımdan fırlamış bir üzüm tanesidir. Bu gece rüyamda kendimi Kabe’nin yanında gördüm. Bir de baktım ki, esmer tenli ve görebildiğim kimselerin en güzeli olan esmer bir adam gördüm. Onun uzun saçları iki omzunun arasına sarkıyordu. Saçı taranmış, başından su damlıyordu. Ellerini iki kişinin omuzlarına koymuş vaziyette o iki kişinin arasında Kabe’yi tavaf ediyordu. (Oradakilere) -‘Bu kim?’ diye sordum. Bana: -‘Meryem oğlu Mesih İsa’ diye cevap verdiler. Onun arkasında gayet…
Timur, Yıldırım Bayezid’i demirden bir kafese koydu. Yıldırım Bayezid öfkeden şunları yaptı:
Yıldırım Bayezid esir düşünce, başlangıçta Timur tarafından iyi karşılandı. Ancak oğlu Çelebi Mehmed tarafından kaçırılmak istenmesi üzerine, güvenlik tedbirleri artırıldı ve Yıldırım demir bir kafese konuldu. Demir kafes meselesi tarihçiler arasında tartışma konusu olmuştur. Bu konunun tartışılmasının sebebi devrin Timurlu, Osmanlı ve Arap tarihçilerinin verdiği bilgiler arasındaki farklılıklardandır. Bazı tarihçiler demir bir kafesin olmadığını, bunun bir tahtırevan olduğunu iddia ederler. Daha Osmanlı döneminde yazılan tarih kitaplarında dahi (Örneğin: Hoca Saadeddin, Taci’t-Teravih), yazarlar padişahın içine düştüğü gurur kırıcı durumu örtbas etmek için iki atın üzerindeki demir kafese benzer bir tahtırevana konulduğunu söylemişlerdir. Ancak Fuad Köprülü’nün araştırmalarının sonucunda tahtırevan diye bir şeyin…
Osmanoğulları’nın dördüncü hükümdarı olan 1. Bayezid gerek Osmanlı kaynaklarında, gerekse Batı kaynaklarında isminden ziyade ”Yıldırım” lakabıyla anılır. Bazı Fransız yazarlar, bu lakabın yerine ”L’Eclair” yani ”Şimşek” kelimesini kullanırlar. Sultanın daha şehzadeliği döneminden itibaren katıldığı savaşlarda gösterdiği cesaret ve süratli hareketlerinden dolayı kendisine verilen bu lakabın tam olarak ne zaman ve hangi vaka münasebetiyle kullanılmaya başlandığı hususunda farklı rivayetler vardır. Kimi yazarlar, 1. Bayezid’in ”Yıldırım” ünvanını almasını tahta geçer geçmez kardeşi Yakub Çelebi’yi katlettirmekteki süratine bağlarken, kimi yazarlar da sultanın 1397’de Karamanoğlu Ali Bey üzerine düzenlediği seferdeki cesur hareketlerine bağlarlar. Bu konuda en eski ve kuvvetli rivayet ise 1. Murad’ın 1387’de…
Osman Gazi’nin gerçek ismi nedir? – Moravcsik, Bizans kaynakları üzerine yaptığı araştırmadan hareketle, 14. yüzyılda Osmanlılar’ın devlet ve hanedana adını veren kişiyi
Moravcsik, Bizans kaynakları üzerine yaptığı araştırmadan hareketle, 14. yüzyılda Osmanlılar’ın devlet ve hanedana adını veren kişiyi Ataman olarak tanıdıkları, bu ismin ya Arapça kökenli Osman adının Türkçeleştirilerek halk ağzında bu duruma getirildiği, ya da daha büyük ihtimalle babasının Ertuğrul, kardeşlerinin Gündüz, Savcı, oğlunun Orhan gibi tam Türkçe adlar taşıdıklarını göz önüne alarak, onun adının aslen Ataman olduğunu, fakat İslam medeniyetinin tesiri ile Osman şekline büründüğünü iddia etmişti. Daha sonra Adnan Erzi de, o devirlere ait bazı kaynaklarda Osman adının, Tuman ve Otman şekillerinde görüldüğünü belirtip, Moravcsik’in iddiasına yaklaşarak, Osman Gazi’nin gerçek isminin bunlardan birisi olduğunu ileri sürdü. Ancak her iki…
Türkler anayurtlarından neden ayrıldılar? – Proto-Moğollar’dan, Kıtaylar’ın 924’te Orhun havalisine
Proto-Moğollar’dan, Kıtaylar’ın 924’te Orhun havalisine hakim olmalarıyla birlikte, bu bölgedeki Türk boyları birbirlerini sıkıştırarak batıya doğru göçetmeye başladılar. 1027 yılına gelindiğinde artan Kıtay baskısı ile Oğuzlar da yurtlarından ayrıldılar. Şamani Peçenek ve Oğuzlar, Doğu ve Orta Avrupa’ya, Balkanlar’a; Müslüman Oğuzlar ise Maveraünnehir’e, Horosan’a ve diğer İslam ülkelerine göç ettiler. Oğuzlar, 1040’da Dandanakan’da Selçuklular’ın idaresinde Gazneliler’i yenip, kendi devletlerini kurdular. Ancak Orta Asya’dan yüz binlerce Türk, Moğol kabilelerinin tazyiki ile batıya göçe devam ediyordu. Maveraünnehir bölgesi onları barındırmaya yetmedi ve yeni bir yurt aramaya başladılar. Sorularla Osmanlı İmparatorluğu – Erhan Afyoncu
”Ey Allah’ım, ancak sana teslim oldum, sana inandım, sana güvendim, sana yöneldim ve senin yardımınla mücadele ettim. Ey Allah’ım, beni sapıtmandan senin izzetine sığınıyorum; senden başka ilah yok. Sen, hiç ölmeyen dirisin; insanlar ve cinler ölürler.” Buhari ve Müslim
”Şüphesiz ki Allah, can boğaza gelmedikçe kulunun tevbesini kabul eder.” (Tirmizi) ”Kim, güneş batıdan doğmadan -kıyamet kopmadan tevbe ederse, Allah (c.c) tevbesini kabul eder.” (Müslim)
Abdullah b. Mes’ud – Allah Resulünün (s.a.v), peygamberlerden bir peygamberin (a.s) halini anlatmasını sanki hala görmekteyim. Kavmi onu dövmüş kan revan halinde bırakmıştı. O ise, yüzündeki kanı siliyor ve şöyle dua ediyordu:
”Allah Resulünün (s.a.v), peygamberlerden bir peygamberin (a.s) halini anlatmasını sanki hala görmekteyim. Kavmi onu dövmüş kan revan halinde bırakmıştı. O ise, yüzündeki kanı siliyor ve şöyle dua ediyordu: Allah’ım, kavmimi affet, çünkü onlar -ne yaptıklarını- bilmiyorlar!” Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mes’ud’un şöyle söylediği rivayet edilmiştir – Kütübi Sitte
Hz Muhammed (sav) – Kıyamette Kabe’ye doğru savaşmak kastıyla gelen ordu nasıl helak olacak?
Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: ”Bir takım askerler Ka’be’ye doğru -savaşmak kastıyla- yola çıkarlar. ‘Beyda’ denilen yere geldiklerinde, ön tarafta bulunanlar da arka tarafta bulunanlar da yerin dibine geçirilirler.” Hz Aişe diyor ki, ben; ”Ey Allah’ın elçisi, nasıl olur da öndekilerin ve arkadakilerin tümü yerin dibine geçiriliyor? Oysa onların arasında çarşı pazarda dolaşan ve onlardan olmayıp – aralarına karışanlar- var!” dedim. Resülüllah da şöyle buyurdu: ”Öndekilerin ve arkadakilerin hepsi yerin dibine geçirilir; sonra da niyetlerine göre diriltilirler.” Buhari ve Müslim
Hz Yusuf bu dünyadan göç edeceği sırada ”Beni atalarımın yanına gömünüz.” diye vasiyet etti. Cenazesi Hz Yakub ve Hz İbrahim’in haziresininin (mezarlık) yakınına getirildiği sırada Cebrail (a.s) gelerek şunları söyledi:
Hz Yusuf bu dünyadan göç edeceği sırada ”Beni atalarımın yanına gömünüz.” diye vasiyet etti. Cenazesi Hz Yakub ve Hz İbrahim’in haziresininin (mezarlık) yakınına getirildiği sırada Cebrail (a.s) gelerek şunları söyledi: ”Burası onun yeri değildir; zira hüküm sürdüğü memleketin hesabını kıyamet günü vermeye mecburdur.” Yusuf (a.s)’ın durumu böyle olursa, ötekilerin halini ve ne cevap vereceklerini sen düşün!.. Nizamülmük – Siyasetname Nihayet vadesi dolup ölüm döşeğine yattığında Hz Yusuf, kardeşlerine cesedini, Mısır’dan çıktıkları zaman beraberlerinde alıp götürmelerini ve atalarının yanına gömmelerini vasiyet etti. Derken Hz Yusuf vefat etti. Kardeşleri cesedini (Mısır’da) bir tabuta koydular. Nihayet Hz Musa, (Hz Yusuf’un) cesedini alıp atalarının…