İslam tarihiHz Ömer'in zamanında, cönk çalan yaşlı ve zengin bir...

Hz Ömer’in zamanında, cönk çalan yaşlı ve zengin bir çalgıcı vardı. Bülbülü bile kendinden geçiren güzel bir sesi vardı. Çalgıcı yaşlanınca,

-

Hz Ömer’in zamanında, cönk çalan yaşlı ve zengin bir çalgıcı vardı. Bülbülü bile kendinden geçiren güzel bir sesi vardı. Onu dinleyen herkes keyiflenir, mutlu olurdu. Mucizelere neden olan bir sesi vardı.

Çalgıcı yaşlanınca, o benzeri olmayan sesi de çirkinleşti. Artık kimse ilgilenmiyordu onunla. Yıldızların bile kıskandığı o ses, yaşlı eşeğin sesine dönmüştü. Sonunda kazancı kesildi, yoksul oldu.

”Ey Allah’ım…” dedi çalgıcı, ”Bana uzun bir ömür ve birçok fırsat verdin. Bense günah işledim, ama sen rızkımı kesmedin. Artık yalnız senin için cönk çalacağım.”

Çalgısını eline aldı, mezarlığa gitti. Hem çalıyor, hem ağlıyordu. Böylece bir mezarın başında uyuya kaldı. Tam o sırada Allah, Hz Ömer’e derin bir uyku verdi. Uykusunda Allah, Hz Ömer’e seslendi:

”Mezarlıkta, sevgili bir kulumuzun yardıma ihtiyacı var, ona hazineden para götür.”

Bunun üzerine Hz Ömer, uykudan uyanır uyanmaz yola çıktı, mezarlığa geldi. Yaşlı çalgıcıyı gördü, ama içinden, ”Bu olamaz!” diye geçirdi. ”Şu yaşlı çalgıcı nereden Allah’ın sevgili kulu olsun ki?”

Ama orada başka hiç kimse yoktu, sonunda yaşlı adama yaklaştı, dürterek onu uyandırdı. Karşısında Hz Ömer’i gören adam, heyecanlandı ve korkmaya başladı.

”Korkma…” dedi Hz Ömer. ”Sana bir müjdem var.” Ona olanları anlattı ve parasını verdi. Yaşlı çalgıcı ağlamaya başladı. Elindeki sazı alıp parçaladı ve dedi ki:

”Demek yıllardır Allah ile arama giren perde senmişsin. Yıllarımı boş yere senin yüzünden harcadım.”

Adamın bu perişan halini gören Hz Ömer:

”Hala geçmişine takılıp kalma, geçmiş de gelecek de Allah ile arandaki perdedir” dedi.

Bunun üzerine yaşlı adam ağlamayı kesti, pişmanlığı bıraktı. İçine düşen merak onu öyle bir arayışa düşürdü ki, denize daldı gitti.

Mesnevi

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Yavuz Sultan Selim ”Hakimü’l-Haremeyni’ş-Şerifeyn” (Mekke ve Medine’nin hakimi) ünvanını neden kabul etmedi?

Düşünün Yavuz o gün ordularıyla bugünkü Türkiye'mizin Kilis  sınırında Til-Habeş bölgesinde Mercidabık Savaşi'nı kazanmış ve koca Memlük Devleti'ni yenmiş. Muzaffer bir komutan edasıyla Halep'e...

Resulü Ekrem şöyle buyurdular: -Müşriklerin bu gece beni kendi evimde öldürmek için yüz kişilik bir grup halinde evimi saracaklarını ve bana hücum edeceklerini

Hz Ali, nasıl yüce bir kimliğe ve seçkin bir şahsiyete sahip bulunduğunu, ne derece bir Hak dostu ve bir Peygamber aşığı olduğunu ve gerçekten...

Genç bir pehlivan önüne gelenin sırtını yere vurmaktadır. Atatürk bu pehlivanla şakalaşmak ister ve sorar: -Bir güreş de benimle tutar mısın pehlivan? ...

Atatürk, vatanı kurtarıp Cumhuriyet'i kurduktan sonra sık sık yurt gezilerine çıkar. Bu gezilerde halk arasına girer, onlarla yer-içer ve sohbet eder. Yine bu gezilerden birinde,...

Hz Ali’nin, Papa’nın mihrabındaki sözü

“Rütbelerin en yücesi, bilgin kişinin rütbesidir”

Kazıklı Voyvoda’nın eline Türk esirler geçince, ayaklarındaki derinin yüzülmesini, açığa çıkan etin üzerine tuz dökülmesini ve ızdırabın artması için…

Kendi hükmü altındaki insanlar dahil olmak üzere çevre ülkelerin de mensuplarına zulüm etmeye başladı. Batılı kaynaklar onun işkencelerinden uzun uzun söz etmekte ve vahşi...

REKLAM

REKLAM