İlyas Aleyhisselâm, İsrail oğullarının azdıklarını görünce:
“Ey Allâhı’m! İsrail oğulları, Seni, tanımamağa, Senden başkasına tapınmağa başladılar.
Nimetlerinden, onlara verdiklerini, değiştir!
Ey Allâh’ım! Onlardan, yağmuru, tut!” diyerek dua etti.
Üç yıl, yağmur yağmadı.
Büyük küçük baş hayvanlar, böcekler, ağaçlar, kuraklıktan, mahvoldu. İnsanlar, çok şiddetli bir kuraklık ve darlık içine düştüler.
İlyas Aleyhisselâm, İsrail oğullarının yanına varıp, onlara:
“Siz, kuraklıktan, darlıktan, mahvoldunuz.
Ehli, vahşi hayvanlar, kurtlar, kuşlar, böcekler, ağaçlar da, sizin hatalarınız yüzünden, mahvoldular.
Siz, boş şey üzerinde aldanıp duruyorsunuz.?”
Eğer, bu fi’linizden dolayı, Allâh’ın, size gazap ettiğini; kendisine yalvardığınız ve hak ve hayırlı olduğunu söylediğiniz putların, öyle olup olmadığını, öğrenmek istiyorsanız, onları çıkarınız ve kendilerine yalvarınız.
Eğer, onlar, sizin duanızı kabul ederlerse, dediğiniz gibi, onlar, haktır. Şâyet, onlar, bunu, yapamazsa, biliniz ki: Siz, boş bir şey üzerindesinizdir. Ondan, hemen ayrılınız.
Ben de, üzerinizdeki belânın kaldırılması için, Allâh’a dua edeyim.’” dedi. “Sen, insaflı davrandın!” dediler. Hemen putlarını çıkarıp onlara yalvardılar. Kendilerinin ne duaları kabul olundu, ne de, üzerlerindeki belâ kaldırıldı. ” Dalâlette ve boş bir şey üzerinde bulunduklarını, anladılar.
“Ey İlyas! Biz, mahvolduk. Allâh’a, bizim için, dua et!” dediler.
İlyas Aleyhisselâm da, onların üzerlerindeki belânın kaldırılması ve yağmura kavuşmaları için, Allâh’a dua etti.
Allâh’ın izniyle, denizin arkasından kalkan gibi bir bulut çıkarıldı.
Ona, bakıp durdukları sırada, buluttan, iri damlalı yağmur atıştırmağa ve sonrada, çoğalmaya başladı ve en sonunda, Allâh, yağdırdığı yağmurla, onları kuraklıktan kurtardı.
Kuraklıktan yanan yurdları, canlandırıldı, içinde kıvrandıkları belâ, üzerlerinden kaldırıldı.“
Fakat, onlar, ne putperestlikten ayrıldılar, ne de, hakka döndüler. Üzerinde bulundukları hali, daha kötü olarak devam ettirdiler.
