Eyyûb Aleyhisselâmın ibtilâsı, on sekiz yıl sürdü. Yakın, uzak, herkes,
ondan ayrıldı.
Ancak, din kardeşlerinden özelliği bulunan ikisi, sabah, akşam, onun
yanına uğrarlardı.
Onlardan biri, o birine:
“Vallahi, Eyyûb, her halde, âlemlerden hiç bir kimsenin işlemediği bir
günah işlemiş olmalı!” dedi.
Arkadaşı:
“Ne demek bu?” diye sordu.
“Kendisi, on sekiz yıldan beri ibtilâ içindedir de, Allah, ona acımıyor ve
kendisinden bu ibtilâyı kaldırmıyor!” dedi.
Onlar, yine, bir gün, Eyyûb Aleyhisselâmın yanına gittiler. Kendisini,
ibtilâ içinde bulunca:
“Allah, Eyyûb’da, bir hayır olduğunu, bilseydi, bu ibtilâ, ona, erişmezdi!”
dediler.
Evvûb Aleyhisselâm, bunu, işittiği zaman; kendisinin, bundan daha
ağırına giden bir şey olmadı!
