Firavun Hanedanından Hızkıl; imanını gizleyen Mü’minlerden olup Mûsâ Aleyhisselâmın, Sihirbazları yenmesi üzerine veya daha önce, imanını açıklamış ve Sihirbazlarla birlikte, o da, idam edilmişti.
Hızkıl’ın zevcesi de, Firavunun kızlarının baş tarakçısı idi ve Yüce Allah’ın, iyi halli kıldığı Mü’min kadınlardandı.
Kendisi, bir gün, Firavunun kızının başını tararken, tarak, elinden
düşünce, (Bismillah = Allah’ın ismiyle) demişti.
Firavunun kızı:
“Babamın ismiyle mi demek istiyorsun?” diye sordu. O:
“Hayır! Belki, benim Rabb’im ve Babanın Rabbi olan Allah’ın ismiyle
demek istiyorum!” dedi.
Firavunun kızı:
“Ben, bunu, babama haber vereceğim!” dedi ve haber verdi.
Firavun, onu, ve onun oğlunu yanına getirtti. Mü’mine kadına:
“Senin Rabb’in kim?” diye sordu.
Oda:
“Benim de, Rabb’im, senin de, Rabbin Allâh’dır!” dedi.
Firavun; bakırdan tandır yapılıp kızdırılmasını ve onun ve çocuklarının,
o tandırın içine atılmasını emretti.
Mü’min kadın, Firavun’a:
“Benim, senden bir dileğim vardır.” dedi.
Firavun;
“Nedir o?” diye sordu.
Mü’min kadın:
“Benim kemiklerimi ve çocuklarımın kemiklerini birleştirip
gömmendir.” dedi.
Firavun:
“Senin bu dileğini yerine getirmek, bize düşen bir hak ve vazifedir.” dedi.
Sonra da, oğullarını, birer birer tandıra attırdı!
Hattâ, son oğlan çocuğu, daha süt emer bir sabi idi. Annesine:
“Anneciğim! Sabret! Çünkü, sen, hakk üzerindesin!” demişti.
Anneleri de, çocukları ile birlikte tandıra atıldı!
Peygamberler Tarihi

