Moğol tarihiStalin, Cengiz Han'ın kayıp Ruh sancağını nasıl ele geçirdi?

Stalin, Cengiz Han’ın kayıp Ruh sancağını nasıl ele geçirdi?

-

Cengiz Han’ın da barış zamanı kullanmak için beyaz ve savaş zamanında rehberlik etmesi için siyah atların tüylerinden yapılmış bir sancağı vardı. Beyaz sancak kısa süre sonra kayboldu ancak siyah sancak ruhunun muhafazası kaldı. Moğol halkı, Cengiz Han’ın ruhunun yaşadığına inandıkları sancağı onurlandırmayı yüzyıllar boyunca sürdürdü. 16. yüzyılda, Cengiz Han’ın soyundan gelen lama Zanabazar, sancağı dalgalandırmak ve korumak için bir tapınak inşa etti. Tibetli Budistlerden Sarı Şapka mensup binden dazla rahip, fırtına ve tipilere, işgallere ve iç savaşlara karşı büyük sancağı korudu ancak 20. yüzyılın totaliter politikalarıyla boy ölçüşemedi. Rahipler öldürüldü, ruh sancağı kayboldu.

Ceengiz Han

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Hz Muhammed (sav) – Allah şu üç kişiye bakmaz;

''Allah şu üç kişiye bakmaz; zalim idarecilerine, zina eden ihtiyara, kibirli fakire.'' Yöneticelere Altın Öğütler - İmam Gazali  

HZ MUSA demiştir ki: ”Ya RABBİ, zina edenin cezası nedir?” MEVLA TEALA şöyle cevap vermiştir:

Rivayet edildiğine göre Hz Musa demiştir ki: ”Ya Rabbi, zina edenin cezası nedir?” Mevla Teala şöyle cevap vermiştir: ”Ona ateşten öyle bir zırh giydiririm ki, onu büyük...

Fatih Camii avlusunda 25 yaşlarında bir delikanlı Baki’nin yolunu kesip yakasına yapışır ve şairin yalan söylediğini hakaretle anlatır. ”Sen bir beyitinde, eğer aşıklar...

Şairler Sultanı Baki bir gazelinde; ''Güzeller mihriban olmaz demek yanlıştır Baki Olur vallahi billahi hemen yalvari görsünler'' demektedir. Bu gazelin yazılmasından birkaç ay sonra Fatih Camii avlusunda...

Hasan-ı Basri Allah Teala’nın; ”Onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar!” (Nisa Suresi 4/56). Ayet-i Kerime’si...

Hasan-ı Basri Allah Teala'nın; ''Onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar!'' (Nisa Suresi 4/56). Ayet-i Kerime'si hakkında şöyle...

Bir gün Şeyh Bayezid-i Bistami, Bağdat’a müritleriyle gidiyordu. Gördü ki Dicle Irmağı’nın köprüsü üzerinde çocuklar oynuyorlardı. Oyuncaklarından birinin ismini Muhammed, diğerinin ismini Aişe koymuşlar....

Bir gün Şeyh Bayezid-i Bistami, Bağdat'a müritleriyle gidiyordu. Gördü ki Dicle Irmağı'nın köprüsü üzerinde çocuklar oynuyorlardı. Oyuncaklarından birinin ismini Muhammed, diğerinin ismini Aişe koymuşlar....

REKLAM

REKLAM